Psikolojik Korku ve Çarptırılmış Din Işığında Arayış – Saint Kotar İncelemesi

Muratcan Ös
Muratcan Ös - Genel Yayın Yönetmeni
7 Dk Okuma Süresi
saint kotar
7.4 PC
Saint Kotar İncelemesi

Korku film ve oyunlarından pek haz etmesem de psikolojik korku ve mental sağlık temaları içten içe hep ilgimi çekmiştir. Etrafta neler olup bittiğini anlayamadığınız olaylar, aklınızı çelen olaylar ve tabii ki de olmazsa olmaz basık ve rahatsız edici bir atmosfer… Ucuz korkutma taktikleri yerine korkuyu yavaş ama sindirerek vermek elbette daha heyecan vericidir ve böylelikle kişi de gizemi aralamak maksadıyla korkuya göğüs germeye çalışır. Nitekim Red Martyr Entertainment’ın geliştirdiği ilk oyun olan ve yayıncılığını SOEDESCO’nun üstlendiği Saint Kotar da bu patikadan gitmeye çalışan indie yapımlardan biri olmuş.

Saint Kotar ne anlatıyor?

Hırvatistan’ın kırsal bir köyünde yer alan Sveti Kotar’da can sıkıcı olaylar dönmektedir. Güneşin neredeyse uğramadığı ve insanların dolunay günlerinde ay hortlakları denilen sarı renkli yaratıklar tarafından vahşice katledildiği yerde şeytana tapınma, kara büyü ve kurban sunma gibi dini korku olayları geçmektedir. Benedek ve Nikolay ise ortak tanıdıkları olan Viktoria yüzünden Budapeşte’den bu köye gelmişlerdir. Korkak ve dindar biri olan Benedek kız kardeşini, ivedi kişiliğe sahip olan Nikolay ise kaybolan eşini bulmak istemektedir. Öte yandan dedektiflerin elindeki kanıtlar ise bahsi geçen kadının birtakım cinayetler dizisine bulaştığını ve onun bir cadı olduğunu söylemektedir. Böylelikle iki “akraba” kaybolan tanıdığını bulmak üzere lanetli köyde yolculuğa çıkarlar.

Öncelikle Saint Kotar, atmosfer ve mekan görselliği bakımından üzerine düşeni layıkıyla yapıyor. 120’den fazla açık ve kapalı mekan içeren yapımda gidilen her yer; içinizdeki endişeyi, rahatsızlığı ve korkuyu dışarıya çıkarıyor. İster köy meydanı isterseniz realisttik rüyalar görmenize neden olan kapkaranlık bir ev, sizi her an diken üstünde tutuyor. Nereden ve ne zaman geleceğini bilmediğiniz bir tehlike hissiyatı, mekanlarda bulunan ve genellikle tekinsiz gözüken kişilerle konuşurken had safhaya çıkıyor. Çizimler, oyunun amaçladığı psikolojik korku ve dedektiflik temasını oyuncuya verirken sürekli merkezde olan çarptırılmış din ise rahatsızlık veriyor. Sveti Kotar’daki hiçbir kişinin özünde iyi olmadığını ve özellikle de bu canavarların insan kılığında dolaşmasını bilmek tabii ki deneyimin bir o kadar tatlı olmasını sağlıyor.

s5

Karakterlerin özgün kişiliklere sahip olması bir yana oyunda hem Nikolay’ı hem de Benedek’i kontrol edebiliyoruz. Kimi zaman verilen görevleri bu iki kişiyle tamamlamaya çalıştığımız oyun, özünde bir point-and-click oyunu. Mekanları ve objeleri keşfetmek, karakterlerle konuşmak ve zor olmayan bulmacaları çözerken de bolca tıklıyoruz, yürütüyor ve koşturuyoruz. Saint Kotar’ın ağır basan olumsuzlukları ise ne yazık ki burada başlıyor. Dini korku ögelerini yansıtmada ne kadar başarılıysa oyuncunun büyüyen ilgisini sonuna kadar sabit tutmak ve oynayanı sıkmamakta o kadar başarısız bir performans sergiliyor.

Karakterlerle konuşmak kimi zaman yorabiliyor, çok fazla diyalog mevcut ve açıkçası bir okuma karşıtı olmamakla birlikte bazı konuşmaların gereksiz uzatıldığını veya “placeholder” misali konulduğunu düşünüyorum. Örneğin tuğla örülü bir kapının neden böyle olduğunu sorduğunuzda cevap olarak tuğlayla kaplanmış olduğunu duyarsanız keşfetme duygunuza ait bir şeylerin solduğunu hissedeceksiniz. Oyunda birçok konuşma ne yazık ki bir iki cümleden ibaret ve çoğu zaman yazıların geç yüklenmesi de sıkıcılığı iki katına çıkartıyor. Oyunda bir sürü son olmasına rağmen sonlara geldiğiniz süre zarfı boyunca hikayeye etki eden bir konuşmaya girmediğinizi de hissetmeniz cabası. Öte yandan Red Martyr’in emek verildiği de görülüyor zira karakterlerde seslendirmeler de mevcut. Elbette bu da çoğu zaman yapımı kurtaramıyor, çoğu ses başka indie oyunlarında gördüğümüz kaliteye erişememiş durumda. Hatta Doktor Hatur isimli bir karakterin bir sahnesinde sesin bozuk olduğu ve kalabalık bir ortamda kaydedildiğini gösteren gürültüleri duymak da oyuncuyu mutsuz kılıyor.

s4

Point-and-click oyunları bana biraz lanetli bir tür gibi gelir çünkü en ufak bir yanlışta oyun sever hemen yapımdan soğur ve dönüp oynayası gelmez. Sonuçta, oyun tıklama üzerine kuruludur ve ilgi çekicilik ne kadar azalırsa mekanik de o kadar oyun severin gözüne bir yük olarak görünür. Saint Kotar’ın da ne yazık ki aynı durumdan muzdarip olduğunu görebiliyorum. 3D modellemeler cansız ve kütükleşmiş gibi dururken büyük mekanlarda karakterin bir uçtan başka bir uca yürümesini izlemek de geliştiricilerin sunduğu deneyimi alıp götürüyor.

Kasabanın korkunç sır perdesini aralamaya çalışma isteğimi körükleyen atmosfer ve mekan bir yana oyunda Türkçe dil seçeneğinin olması da oldukça büyük bir avantajdı. İngilizce bakımından sıkıntı yaşayanlar ama yine de böyle bir hikaye sunumu içerisinde ağır diyalogların olduğu bir oyunu anadilde görmek isteyenler de böylelikle gönül rahatlığıyla bakabileceklerdir. Tabii, Türkçe dil seçeneğine ayrı bir parantez de açmam gerekiyor. Bağımsız oyunları yerelleştirme üzerine çalışan ve Saint Kotar’ı bu vesileyle Türk oyuncularla buluşturan Uygar Kibar’a da teşekkür etmem gerekiyor. Özellikle indie/bağımsız yapımların pek bilinmediği yahut değerinin verilmediği ülkemizde kusurlu da olsa iyi bir hikayeye sahip küçük oyunların dilimizde yer alması oldukça memnun edici.

s2

Saint Kotar, önüme bir anda çıkan ve vaat ettikleri ile ilk başta beni büyüleyen bir yapım oldu. İlk saatlerde sunulan hikaye, anlatım ve atmosfer ile hissettirmek istediklerini gerçekten de hissettirdi ve merakımı ateşlese de sonrasında frenleri boşalmış araba misali doludizgin uçurumdan aşağı gitmeye başladı. Hikaye ve mekanlar ne kadar güzel ve etkili olursa olsun diyalogların derinlikli olmaması ve point-and-click mekaniğini iyi oturtamaması yüzünden oyuna olan ilgim de küçüldü. Türün en iyi temsilcilerinden biri olmasa da dini korku temalarına ilgisi olanlara en azından bir kez şans vermeleri gerektiğini düşünüyorum.

saintkotar1

Artılar

  • Hikaye ilgi çekici, sunulan temalar nitelik vaat ediyor.
  • Mekan çizimleri, tasarımları ve atmosfer yerli yerinde.

Eksiler

  • Karakter modellemeleri ve animasyonları insanı sıkıyor.
  • Arayüz tasarımları adeta geçiştirilmiş.
  • Çoğu diyalog oyunu doldurmak üzere konulmuş.
  • Teknik hatalar ve bug’lar mevcut.

Saint Kotar, PC için 28 Ekim 2021 tarihinde çıkış yaptı. Türkçe dil desteğine sahip olan oyun, En İyi Hırvat Oyunu Ödülünü kazandı.

Saint Kotar’dan sonra okuyacak başka bir inceleme arıyorsanız cyberpunk RPG türündeki dedektiflik oyunu Gamedec’e de bakmanızı öneririz.

saint kotar
Saint Kotar İncelemesi
PC 7.4
İnceleme Puanı 7.4
Bu makaleyi paylaş
By Muratcan Ös Genel Yayın Yönetmeni
Takip et
İsmim Muratcan Ös. MisteRNOOB'da Genel Yayın Yönetmeni ve Indie divizyonunun lideriyim. Üç seneyi aşkın yazarlıkla uğraşıyorum.
İnceleme bırak

İnceleme bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir