MIO Memories in Orbit İncelemesi: Uzay Boşluğunda Sürüklenen Bir Dünyanın Mekanik Kalbi

MIO Memories in Orbit ile uzayın derinliklerinde, kayıp hatıraların izinde bir metroidvania şöleni yaşıyoruz.

Berke Sönmez
Berke Sönmez - Deputy Editor
12 Dk Okuma Süresi
MIO Memories in Orbit
8.2
MIO Memories in Orbit

Fransız stüdyolar oyun sektöründeki başarılı işlerine bir yenisine daha ekleyecek gibi duruyor. Clair Obscur: Expedition 33‘ün 2025 oyun yılında elde ettikleri global etkilerinin yanında şüphesiz yerel bir etki de uyandırmış olsa gerek. The Game Awards 2025 gibi prestij dolu bir etkinlikte seneyi 9 ödülle noktalayan yapım adından halen daha söz ettirmeye devam ediyor. Lakin biz, kendisine bir kuple yer verip bugünün esas konuğu olan MIO Memories in Orbit ile devam edeceğiz. Daha öncesinde Shady Part of Me için bir araya gelen geliştirici Douze Dixiemes ve yayıncı Focus Entertainment bu kez yepyeni hem de tamamıyla Türkçe bir metroidvania ile karşımızda.

MIO Memories in Orbit ile yollarım aslında 2025 senesinde kesişti. Rastgele denk geldiğim bir festivalde -ki onu da Türk merkezli sanmamdan ötürü merakıma yenik düşmüş idim- göz göze gelmiştik. Tribeca Festival 2025 kapsamında seçilen oyunlar arasında yer alan MIO Memories in Orbit, hem metroidvania olmasından hem de sanat tasarımından sebep hemencecik radarıma giriverdi. Zamanın akıp gitmesiyle hafızamın tozlu raflarına çekilmiş olsa da çıkış yapacağı aya girmemizle tekrardan anımsamam pek zor olmadı.

Uzayda geçen ve androidlerle dolu bir dünya kurgusu üzerinden işlenen MIO Memories in Orbit hakkında dahasını, incelemeye saklamayı tercih ediyorum o yüzden buyrun bir alt satıra 😀

MIO Memories in Orbit ile kayıp hatıraların izinde, uzayın derinliklerinde

Lüle lüle saçlarıyla öne çıkan karakterimiz MIO, gözlerini uzayda bilinmezliğin derinliklerinde savrulurken açıyor. Sonraları isminin Vessel olduğunu öğrendiğimiz gemide, aslında niye inşa edildiği veya şu an niye kontrolden çıktığı gibi başlıca kritik detayların giz perdesini aralamak üzere hareketleniyoruz. Kontrolden çıkmış makine yapay zekaları ve bitkiler gibi pek çok istenmeyen unsur karşısında şartları eşitlemek ve tekrardan düzeni kurmak uğrunda MIO, yoluna çıkan tehditlere boyun eğiyor değil.

MIO Memories in Orbit

Tüm bu süreçte metroidvaniaların o kriptik anlatı tercihine ve haritanın bir yanından öbür yanına koşuşturma angaryasına pekala uyuyor. Nitekim MIO, kendi geçmişini ve kaderini aydınlatırken, geminin kayıp anılarını da yeniden canlandırarak düzeni sağlamayı ve hayatlar kurtarmayı amaçlıyor.MIO Memories in Orbit oluşturmuş olduğu dünya ve karakterler ile gizemi uyumlu bir biçimde kullanmayı da bu amaç doğrultusunda süregetiriyior.

Bir metroidvaniadan beklenecek düzeyde gizem unsuru ve aşamalı olarak giderilmesi gözetilmiş. Parçadan bütüne bütünden parçaya işlenen hikaye ise hem teması ile ilgi çekici duruyor hem de dünyasına serpiştirdiği karakterleri ile tebessüm ettiriyor. Şahsen ben zaman zaman uzayda bir Nuh’un gemisi inşa edilmek istenmiş de işler yolunda gitmemiş gibi bir hava aldığımı söyleyebilirim.

Bu düşüncenin temellerine inecek olursam farklı atmosferler ve öne çıkan yönlerini bir tarafa öbür tarafa ise karakter dizaynlarını koyabilirim. Misal çoğu düşman bir hayvanın mekanik versiyonuymuş gibi görünüyor ve o hayvana özgü özelliklerle sizlere saldırıyor. Misal bukalemun tarzı robotlar, ortama göre kamufle olup sizin atlamak üzere olduğunuz platformda sizi hain bir pusuya düşürmeye hazır bekliyor olabilir.

MIO Memories in Orbit

MIO Memories in Orbit gerçekten ilgi çekici bir lore inşa etmeyi başarmış fakat zaman zaman potansiyelinin altında kaldığı anları hissetmedim değil. Gerek dünyası gerek karakter dizaynları ve daha sonra biraz daha detaylı değineceğimiz bossları büyük bu atmosferi güçlendirse de mükemmel formuna erişemiyor.

Harita dizaynı ve Mio’nun omurga için önemi

MIO Memories in Orbit oluşturmuş olduğu farklı alanlar ile farklı mevsim ve temaları uzayda birleştirmiş gibi duruyor. Kimi alanlar buzullarla kaplı ve üzerinde kayarak hızlanabileceğiniz buz platformlarına sahipken kimisi ise sizi paramparça edecek bitkiler ile dolu. Uzay gemisinin kendi içerisinde bir ekosistem kurmuş olduğunu söyleyebiliriz bu bakımdan. MIO’nun edineceği yeni yetenekleri ile keşfetmesi beklenen pek çok farklı gizli saklı alan da haritada kendine yer bulabilmiş. Bu açıdan da hem hikaye boyunca hem de sonrasında doygun bir metroidvania deneyiminin ekrana yansıtıldığını aktarabiliriz.

MIO’nun nerede soluk bulacağı bilinmez macerası ilk 1-2 saat içinde görece netleşiyor ve bize gerekli motivasyonları sağlıyor. Farklı parçaları ve unsurları tekrardan uyumlu hale getirmek üzere çıktığımız bu yolculukta, geminin farklı alanlarına gidiyor ve hikaye hakkında da dahasını öğreniyoruz ancak şu an konumuz hikaye değil. Oynanış yönünden farklılıklarını ve elbet niteliklerini ele alacağız.

MIO Memories in Orbit sunmuş olduğu 25 ila 40 saatlik oynanış süresinde içerik doygunluğunu büyük oranda sağlamış. Farklı düşmanlar ve alanların yanı sıra modifikasyon parçaları ile kendi buildlerinizi kurmanıza olana sağlamak istemiş. Düşmanlar ve alanların yanında bossların çeşitliliğini zengin bir düzeyde buluyor olsam da modifikasyonlar üzerine biraz daha vakit ayırılmış olsa daha iyi olabileceği kanısındayım. Sanki bu konuda biraz daha yaratıcı olabilirlermiş.

MIO Memories in Orbit

Bu beklentiye girme sebebim de aslında öncesinde farkına varmış olduğum bazı tercihlerde yatıyor. Örneğin MIO Memories in Orbit’teki kombat sekanslarının tamamlaması benzer süre alan metroidvanialardan çok daha az olması. Keşif ve platform odaklı ancak saç baş yolduran kısımların da ilerlemek için gerekli olmadığı bir oynanış döngüsü tercihine gidilmiş. Bir miktar zen hissiyatı da gözümden kaçmadı değil.

Lakin bu saymış olduklarım ön planda tutulup aksiyon tarafı baştan savma geçilmiş gibi bir durum da söz konusu değil. Yalnızca dodge mekaniğini biraz garip bulduğumu söylemem lazım. Spesifik birkaç nokta haricinde dodge atmaktansa farklı yeteneklerim sayesinde düşmanlara karşı avantaj elde etmeyi gözettim. Zaten diğer tüm mekanikler sorunsuz bir şekilde çalışıyor ve kullanımı keyif veriyor. Kaldı ki her mekaniğin MIO’ya bahşedileceği vakitler ufak bir tutorial bölümü de sistematik bir biçimde işleniyor.

MIO’yu daha güçlü kılacak tek unsurlar bu mekanikler de değil. Uzay gemimizdeki kontrolü kaybetmiş robotlar ve dört bir yana dağılmış eski robotlardan sedef isimli önemli bir kaynak ve dahasını toplayabiliyoruz. Bunlarla beraber MIO’nun canını artıracak yükseltmeler veya modifikasyonları satın alabiliyoruz. Klasik para birimi olarak öne çıkan bu etmen, 2 farklı türe dönüştürülmenin mümkün kılınması ile de minik stratejik anları beraberinde getirmiş. Yine haritanın farklı noktalarına yerleştirilmiş olan bir makine başarısız olduğunuz vakitler kaybedeceğiniz sedefi kristalize bir forma getirerek kalıcı bir şekilde sahip olmanızı sağlıyor.

MIO Memories in Orbit

Özetle MIO Memories in Orbit’in oynanış döngüsü, başarılı bulunan metroidvaniaların getirmiş olduğu standartları karşılıyor. Geliştiricinin bizzat aktardığı Hollow Knight ve Ori esintilerine kıyasla aksiyon biraz daha geri planda kalırken platform ve keşif yönlerinin üzerine gidilmiş. Bunun ardında ise oluşturulan lore ve büyüleyici sanat tasarımı ile akıl almaz bir görsellik yaşatan atmosfer yer alıyor.

Karakter ve harita dizaynı ise en az sanat tasarımı kadar başarılı. Oyunu başlatır başlatmaz menüde sizi alıp götüren müzik, MIO Memories in Orbit’in başından kalkmak istemeyeceğiniz derecede olağanüstü. Özellikle zaman zaman değişen ritmi -çoğunlukla boss savaşları ve platforma göre- oldukça başarılı. Boss savaşları da her ne kadar düşman tasarımları olarak ilgi çekici olsa da motivasyon olarak ulaşmak istediğiniz nokta ile aranızda birer engel olmanın çok ötesine geçememiş. Bu oynanış döngüsü minik iyileştirmelerle daha kuvvetli ve keyifli bir hale getirilebilecek olsa da mevcut hali büyük problemler barındırmıyor.

Sanat tasarımı ve müzikler

Geçtiğimiz sene bu yapımın radarıma girmesinde en büyük pay sanat tasarımına ait idi. Büyüleyici bir görsellikle öne çıktığını söylerken gerçekten hiç endişe duymuyorum. Animelerden, çizgi romanlara ve pekala tablolara pek çok usta eserden esinlenilmiş ve ortaya elle çizilmiş detay dolu bir dünya ortaya çıkmış.

Metroidvania türündeki şişkinliğe karşı oldukça etkileyici bir tema, sanat tasarımı ve müzik ile ilmek ilmek işlenmiş. Sanat tasarımının göze bu denli hoş gelmesinde müziklerin etkisi de yadsınamaz bir gerçek. Yerine göre Lo-Fi ve koro tarzı melodiler aksiyonun şiddetine göre ise uygun perdeye ustaca geçiş yapan notalar oyun boyunca eşlik ediyor.

MIO Memories in Orbit

Kimi zaman rahatlatırken kimi zaman ise ritme kapılıp gittiğiniz sekansları ekrana taşıyor. Ritim demişken bir önceki kısımda değinmiş olduğumuz bir noktaya da parantez açmak istiyorum. Bazı birleşik platform sekanslarında müziğin vuruşlarına dikkat ettiğiniz zaman daha rahat bir hale ve hata payınızın bir o kadar da düştüğüne şahit olabilirsiniz.

MIO’nun yeni kazanmış olduğu bir mekaniği henüz tam anlamıyla çözemediğim sıralar gerilmemek için kendimi müziğin akışına bıraktım ve bunu fark etmem pek geç olmadı. Özünde sakinleşmek için almış olduğum bu karar, MIO Memories in Orbit’in ben nazarında oluşturmuş olduğu atmosfer kavramını iyice kuvvetlendirdi.

Optimizasyon ve teknik unsurlar

MIO Memories in Orbit işin optimizasyon kısmında da oldukça başarılı bir iş çıkarmış. Fakat ben optimizasyon ve teknik bazı detaylara girmeden önce Türkçe dil desteğine değinmek istiyorum. Fransız stüdyo Douze Dixièmes her kiminle çalıştıysa ortaya gerçekten başarılı bir iş koymuşlar. Translate veyahut yapay zeka çevirilerin ötesinde bir çalışma yürütüldüğü aşikar. Seslendirme haricinde arayüz ve altyazılar kapsamında Türkçe dil desteği, MIO Memories in Orbit’in hanesine artı puanları topluyor.

Uzayda geçen metroidvania için tam kontrolcü desteği de oyuna entegre edilmiş. Hem Xbox hem de PlayStation kolları ile sorunsuz çalışan bir kontrol şeması sağlanmış. Hatta oyunda zorlanabilecek oyuncular için tamamen opsiyonel 3 adet kolaylaştırma modu da eklenmiş. Bunlar:

  • Bossların canının git gide azalması,
  • MIO’nun hareketsiz kaldıkça sağlık yenilemesi
  • Boss haricindeki düşmanların MIO saldırana kadar saldırmaması şeklinde.
MIO Memories in Orbit

Bu gibi erişilebilirlik seçeneklerine dikkat eden bir stüdyonun optimizasyon kısmında işleri kararlı tutmayacağını beklemek hiç de tutarlı olmayacaktır. MIO Memories in Orbit haritanın her bir alanında kaç adet düşman ile savaşırsanız savaşın sizi performans problemleri ile değil oyunun yapısı ile zorlamayı tercih ediyor. Basit ayarlamalar yapabileceğiniz grafik seçeneklerinin her biri göze hoş gelmesinin sonucu olarak alacağınız teknik performanstan kayba sokmuyor.

Douze Dixièmes tarafından geliştirilen ve Focus Entertainment tarafındansa yayınlanan MIO Memories in Orbit , 20 Ocak 2025 itibariyle çıkmış bulunuyor. Eğer okuyacak farklı incelemeler arıyorsanız 1930’lar Amerika’sına bir yolculuk niteliğindeki News Tower incelememize de bir göz atabilirsiniz.

MIO Memories in Orbit
MIO Memories in Orbit
8.2
İnceleme 8.2
Bu makaleyi paylaş
Deputy Editor
Takip et
"Praise The Sun"
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir