Hayatı Oyun Olanların Buluştuğu Platform
SOL Banner
SAĞ Banner

Assassin’s Creed Efsanelerinin Üstadı: Altair’in Hayatı

Assassin’s Creed Efsanelerinin Üstadı: Altair Ibn-La’Ahad’ın Hayatı

Altair Ibn-La’Ahad ve yahut asıl ismi El-Tahir Ibn-i el Ehâd 1165 senesinde suikastçi birliğinin içinde doğmuştur. Annesi Hristiyan, babası Müslüman’dır. Annesi doğum sırasında ölmüştür, babası Umar Ibn-La’Ahad ise Altair 9 ya da 11 yaşındayken Masyaf’ın (Kuzeybatı Suriye) barış antlaşması için idam edilmiştir. O günden sonrasında Altair babasının sevgisini Al-Muallim’e aktarmıştır. En yakın çocukluk arkadaşı Abbas’dır. 24 yaşında Master unvanını alarak en genç Master Assassin olmuştur.

1191’de Malik ve onun kardeşi Kadar ile gittiği bir görevde Robert de Sable’yle bir tapınakta karşılaşmış ve kardeşliğin 3 yeminini bozarak kardeşliği tehlikeye atmıştır. Altair kaçıp kurtulmuştur, ancak Malik sol kolundan ağır yaralanırken Kadar kurtulacakken atılan bir taşla yere düşmüş, yaralarından ötürü ayağa kalkamayıp ölmüştür.

3 Yemin;
• Kılıcınızı masumların bedeninden uzak tutun.
• Hedefinizi gizlice öldürün.
• Asla kardeşliğinizi tehlikeye atmayın.

Masyaf’a geri döndükten sonra Robert de Sable onu izlemiş ve Masyaf’ı kuşatmıştır. Al-Muallim Altair ile sonra hesaplaşacağını söyleyip kale savunması için Robert’i oyalamıştır. Altair’de arkadan dolaşarak Robert’in ordusunun üzerine kütükler devirmiştir. Bu vakadan sonrasında Al-Muallim 3 yemini bozmuş olduğu için Altair’e bıçak saplamıştır ancak Altair ölmemiştir ve Altair’in rütbesini çıraklığa kadar düşürmüştür. Altair’in yine Master’lığa yükselebilmesi için ona 9 kişilik bir suikast görevi vermiştir. Bu görev aslen Cennetin Elması denilen, cennetten gönderildiğine inanılan doğaüstü güçlere sahip bir silahı bulmaktı. Altair sekiz kişiyi de öldürmüştür. Dokuzuncu ve son hedefi ise Robert de Sable’dir.

Altair Robert için ilk suikast girişiminde Robert’in kılığına girmiş olan Maria Thorpe ile karşılaşmıştır ve onun canını almaktan vazgeçmiştir. Gerçek Robert’i öldürmek için peşine düşmüştür. Onu bulduğunda Aslan Yürekli Richard’ın yanındadır, Altair ve Robert orada düelloya başlarlar, düelloyu Altair kazanır, Robert ona gerçek ve en büyük tapınakçının aslında Al-Muallim olduğunu söyler, Altair başta inanmaz ve Masyaf’a geri döner.

Masyaf’a döndüğünde Al-Muallim elma ile herkesi kontrol altına almış ancak Malik, Rauf ve bazı suikastçilerin şuurları yerindedir. Altair, Al-Muallim ile dövüşmek için ileri atılır ve onu öldürür. Al-Muallim’in ölümünden sonra yeni Master Altair olmuştur ve Maria Thorpe (Robert’in yerine geçen kadın) ile evlenmiştir. Sonrasında Darim ve Sef isminde 2 oğlu olmuştur. Sef, Altair 50’li yaşlardayken Abbas’ın adamları tarafından idam edilmiştir. Altair tam Abbas’ı öldürecekken Maria engel olmaya çalışır fakat Abbas’ın adamları Maria’yı bıçaklar. Maria ölürken Altair ve oğlu Darim Masyaf’dan kaçar.

Altair 1247 senesinde yeniden Masyaf’a döndü ancak bu sefer ihtiyar bir şekilde, birtakım suikastçiler hala ona inansa da bazıları hala ona karşı geliyor ve onu vatan haini sanıyordu, Altair onları öldürmek yerine silahsızlandırdı. Abbas’ın yanına gittiğinde ise onu kendi icadı olan Hidden Gun ile öldürdü.

1257’nin sonlarında Masyaf Moğollar tarafından kuşatıldı ve Niccolò Polo ve Maffeo Polo ayrılmak zorunda kaldı. Onlar gelmeden evvel Altaïr, araştırmacılara “Assassin Emri’nin Öğretileri”ni yayma konusunu onlara güvenerek verdi. Masyaf’ın kapılarında duran Altaïr, daha önce aldığı altı mühürden beşini Niccolò’a verdi ve sakladıklarının yanlış kişilerin eline düşmemesini istedi.

Daha sonra Altaïr Masyaf’ın Kalesi’ne geri döndü ve herkesin tahliye edildiğinden emin olduktan sonra oğlu Darim ile birlikte kütüphanenin dışında buluştu. İlk başta oğlu, babasının bu yaptığını anlamadı ve garipsedi. Sonunda kütüphanenin bir kasa olduğu sonucuna vardı. Altaïr bunu doğruladı ve hem Elmayı hem de kendisini içeride tutmak istediğini söyledi.

Oğluna veda eden Altaïr, Elmayı bir duvarın arkasına gizlemeden önce kütüphaneye girdi ve kendini kilitledi. Daha sonrasında kendisini kütüphanenin ortasındaki sandalyeye oturtarak altıncı ve son mührüne bir hatıra yerleştirdi. Bunu yaptıktan sonra, Altair İbn-La’Ahad başını bir tarafa koydu ve 92 yaşındayken barışçıl bir şekilde vefat etti.

Requiescat in Pace Altaïr…

Birazda Gerçekler:

  • Her ne kadar kesin bir bilgi olmasa da Altaïr’in, Hasan Sabbah’ın en iyi askeri olarak bilinen Ebu Tahir’den esinlendiği söylenir fakat bu bilgi çok sığ kalmış ve bilginin doğruluğu çıkartılamamıştır.
  • Requiescat in Pace, Latince “Huzur içinde yatsın” anlamına gelir.
  • Altair ismi Arapça kuş anlamına gelen “El-Tayr” sözcüğünden gelmektedir. Arap gök bilimciler bu ismi vermiş, batılı gök bilimciler ise Altair olarak dillerine uyarlamıştır.
  • Al Muallim gerçekte Râşidüddin Sinan el-İsmâili‘dir.
  • Oyuncular arasında yanlış bilinen bir bilgi/söylenti; Masyaf Kalesi, Alamut Kalesi değildir. Masyaf Kalesi Suriye’dedir, Alamut Kalesi ise İran’dadır.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.