Hayatı Oyun Olanların Platformu

Faith Connors (Mirror’s Edge) Karakterine Güncel Bir Bakış

0 90

Faith Connors (Mirror’s Edge) Karakterine Güncel Bir Bakış

Ev kelimesinden sadece arta kalanların olduğu yerden kaçtığında 16 yaşındaydı. 7 yaşındayken Kasım İsyanları’nda yakın hissettiği annesi öldürülmüş, babası ise zar zor canını kurtarabilmişti. Kardeşi Kate ve babasını bırakmak kalbine ağırdı ama bu şehre mahkum şekilde daha fazla yaşayamazdı. Sokaklarda tanıştığı insanlarla büyüdü, bir Koşucu oldu ama hiçbir zaman “inancını” kaybetmedi Faith Connors…

Totaliter rejimin The City’de kendisini gösterdiği vakitlerde Faith, Mercury ve Celeste gibi diğer koşucuları ailesi gibi benimsemişti. Hükümet, distopik ortam yaratmaktan kendisini alıkoymuyor, medya dahil şehirde her olan biteni kontrol altına almaya çalışıyordu. Tabii her mükemmeliyetçi sistemin karşısında elbet isyan edenler olacaktır. Kendilerine Koşucu diyenler de bu hükümete boyun eğmeyen, parkur yeteneklerini rejimden korumak ve gizli belgeleri ele geçirmek isteyen kişilerdi. Hükümetin kendi birlikleri olan Pirandello Kruger ise sürekli Koşucular ile kafa kafaya geliyorlardı. Bu karmaşa içinde Faith çoğu zaman kardeşi Kate’in yerini öğrenmek istiyordu.

Faith bir gün iş adamı ve başkan adayı Robert Pope’un öldürüldüğü haberini alır. Pope, direnişçilerin esas adamıydı ve öldürülmesi Koşucuları bu davada yalnız bırakabilirdi. Tesadüfen polis radyosunda kardeşi Kate’in bu işe karıştığını öğrenir. İlk başlarda inanmaz çünkü kendi mesleği zaten polisliktir. O saatten sonra kardeşini aklamak için çalışmalara başlar.

Buraya kadar olan durum, sadece hikayenin kafanızda şekillenmesi içindi. Bu tür hikayelerde sonucu az çok kafamızda tahmin edebiliriz. Ancak sonuçtan çok süreç önemlidir benim için. O vakte kadar nasıl geldiği, karakterinin nasıl geliştiği önemlidir. Sert dediğimizin bile hüngür hüngür ağladığı, “karşı tarafa çalışıyor” demekten ailesinden tek geriye kalanı kurtarmak için canını tehlikeye attığı Faith, belki de oyun dünyasının gördüğü sayılı kişilerdendi. Tek başına her şeye kafa tutan, inandığı değerleri gerekirse hiçe sayan biri olan Faith, tipik bir kadın karakter değildi.

Hükumet, Koşucuları ortadan kaldırmak için Icarus projesini hayata geçirdiğinde de korkmadı, kardeşini o helikopterden kurtarırken de korkmadı. Her zaman ismi gibi inançlı oldu.

Ülke olarak haberlerde ardı ardına kadın cinayetlerini gördüğümüz şu günlerde kadınlarımıza her daim umut etmeyi ve savaşmayı elden bırakmamalarını, pes etmemelerini söylemek istiyorum. Her daim her şeye kafa tutma olanaklarına sahip olduklarını bilsinler. Umutsuz hissettiklerinde Faith gibi olsunlar, Faith gibi davransınlar. Gerektiğinde her şeye, her kişiye kafa tutsunlar. Bilsinler ki bizler de Mercury’ler gibi Kate’ler gibi onlara destek olacağız…

Teşekkür ederim.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.