Mass Effect 2 ile Bu Soruya Cevap Arıyoruz: Araştırma Çalışmalarında Etik Danışmanlarının Varlığı Ne Derece Önemlidir?

Mass Effect 2 ile bilimin etik kuralları dışında ne denli bir öcüye dönüştüğünü görelim.

Muratcan Ös
Muratcan Ös - Genel Yayın Yönetmeni
8 Dk Okuma Süresi

İnsanoğlu ilk yerleşik hayata geçtiğinden beri toplumu bir hale getiren bireyler arasında eşitsizliklere ve rekabete tanıklık etmiştir. Öyle ki Jean Jacques Rousseau, “İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerinde” isimli kitabında insanların birtakım meslekleri benimsemesiyle üretkenliğe bağlı olarak birbirleriyle bir yarış içine girdiğini düşündüğünü belirtir. İnsan, o andan sonra diğerlerinden daha çok gelişmek ve yol kat etmek için çabalamaya başlar.

Mass Effect 2; kült haline gelmiş serinin ikinci oyunu ve birçok yönden kapsamlı, duygu ağırlıklı ve zaman zaman şaşırtan bir hikayeye sahip olan yapım da bu soruna bir mercek tutmaya çalışıyor: Diğerlerinin önüne geçerken kendimizden yabancılaşmak.

Daha çok gelişmek için yapılanlar ve bu yapılanların etik ilkelerine uyumu. İnsanın insana ya da uzaylının uzaylıya yaptığı zulüm, gelişme ve teknolojiye ayak uydurma eyleminin canlıların en basit ilkesi etik ile olan savaşı…

Mass Effect 2 birçok yönden karanlık bir oyun

Araştırma etiği denilen bir kavram vardır. Özellikle Nazilerin insanlar üzerinde yaptığı deneylerden ve toplama kamplarından sonra kendini daha bir gösterir olmuştur. Biyomedikal veya biyokimya gibi alanlarda doku örneği, gen ve daha birçok biyolojik malzeme üzerinde yapılan deneylerin amaçlarından şaşmamasını amaçlar.

Günümüzde bu tür deneylere gelinmeden önce birçok araştırma veya eğitim kurumunda etik kurullarından izin alınması gereklidir. Deneyin amacının yer alacak katılımcıya zarar verip vermemesi, yapılan testlerin zalimce olup olmaması, deneyden çıkacak sonuç için birçok katılımcının (hayvanın, doku örneklerinin…) bu uğurda feda edilmesi gibi ikilemler araştırmaların etik sınırlarının çizilmesine yardımcı olur.

overlord 3

Oyunda ise bu durum, oyunun sunmak istediğiyle yerinde ve detaylı bir ikilem yaratmaktadır. Mass Effect, kocaman bir galakside yaşayan her bir ırkın kendi gelişmişliğini ve bu ırkların birbiriyle olan rekabetini arka plana koymaktadır. İnsanlar, Turianlar, Salarianlar, Quarianlar… Her bir ırk, zaman boyunca gelişmiş ve kendi yaşam alanlarına sahip çıkmaya çalışmıştır. Kimi zaman biri, diğerinden daha üste çıkmak için çalışmakta ve bu uğurda her şeyi yapmaya hazırdır.

İnsan yine aynı insan…

İkinci oyunun yapı taşlarından birisi olan Cerberus, insanlığın diğer ırklara göre daha gelişmiş olmasını ve diğer ırkların kendilerine saygı ve korkuyla bakmalarını isteyen bir grup olarak göze çarpar. İlk oyunun yan görevlerinden ve ikinci oyundan bildiklerimizden yola çıkarak grubun hem tıp hem teknoloji alanında gaddar deneyler yaptığını ve ırkçı bir yaklaşıma sahip olduğunu biliyoruz.

Galaktik toplulukta insanın yerinin daha önemli olması gerektiğini vurgulayan Cerberus, oynanış bakımından uzun olmayan ama tematik olarak çarpıcı ve karanlık bir atmosfer veren Project Overlord DLC’sinde bu uğurda neler yapabileceğini göstermiştir.

Aite gezegeninde bir Cerberus tesisinde başıboş bir VI’ı kapatmak üzere giden Shepard, korkunç bir manzarayla karşılaşır. Gezegen geth’ler tarafından istila edilmiş, baş araştırmacı dışındaki herkes katledilmiş ve VI tüm tesisin kontrolünü ele geçirmiştir. Baş araştırmacı Gavin Archer, Shepard’a hem kardeşi David Archer’ı bulma hem de VI’ı kapatma görevini verir. Kendisini VI’ın kontrollerinin bulunduğu üç ayrı tesise yolladıktan sonra VI’ın çekirdeğinin bulunduğu ana tesise gitmemizi sağlar.

-spoiler-

Shepard, karşısına çıkan geth’lerle ve VI’ın dijital gerçeklikteki haliyle savaştıktan sonra DLC’nin ve baş araştırmacının asıl amacının yarattığı acı verici tabloyu görmüş olur. Gavin’in kardeşi David, bunca zamandır kaybolmamış ancak VI’ın çekirdeğine merhametsiz bir şekilde bağlanmış ve acı çekmektedir. DLC boyunca tesislerde karşımıza çıkan dijital yüz, oraya isteği dışında bağlanmış olan deney malzemesinin yüzüdür. Gavin, Cerberus’un üst kurmaylarının haberi bile olmadan kendi kardeşi üstünde deney yapmaktadır.

Sapkın ve benlikten uzaklaştıracak bir araştırma

DLC’nin ilk görevinden beri bizden kardeşini bulmamızı isteyen Gavin, sonunda tüm gerçekleri açığa çıkarır. David Archer, otistik bir bireydir ve matematiksel anlamda bir dâhidir. En karmaşık hesaplamaları bile zihninden yapabilen David, geth’lerle de iletişim kurmayı başarmıştır. Onların dilini (ki bizler oyunda basit sesler olarak algılıyoruz) birer matematiksel komut olarak gördüğünden dolayı tesiste geth’lerle konuşabilmekte ve onlara emir verebilmektedir. Gavin ise Cerberus’un geth’lere hükmedebilmesi ümidiyle David üstünde araştırma yapmaya başlar.

İlk başta David araştırmaya katkı verdiğinden dolayı mutlu olsa da isteği dışında deneylere maruz kalmaya başlar. Gavin, onun üstünde gittikçe artan bir baskı kurar ve en sonunda bir geth ordusuna komut verebilecek kollektif bir dijital zeka kurmak ister. Bu VI, ilk iki oyunda gördüğümüz salt bilgisayar kodlarından oluşmaz ancak insan ve teknolojinin hibrit bir birleşiminden meydana gelir: David ve bağlı olduğu bilgisayarlar aracılığıyla.

Shepard ise bu noktada David’i Gavin’in elinden alarak Jon Grissom Akademisi’ne tedavi için gönderme veya onu orada bırakma seçeneklerini seçebilir. David’i kurtarıp kurtarmamak üçüncü oyunda bazı sekanslara etki edebilir.

me2overlord

Benim düşünceme göre bu DLC’nin en çarpıcı özelliklerinden birisi David’in sunulma tarzıdır. Shepard ve akabinde oyuncu, insan üstünde bir deneyi bekleyebilirdi ancak böylesine grotesk ve acımasız bir betimlemeyi bekleyemezdi. David’in kapanmayan gözlerinin bize bakışı ve açık olan ağzından birçok hortumun çıkması bu galaksinin aslında hangi duygularla yönetildiğini de bizlere göstermiş oldu.

İnsanoğlunun diğer ırklara fark atması isteğinin yanında kendi ırkından birilerini gözden çıkarması bana göre doğru bir olay değildir ve asla da temellendirilemez. David yerine Grunt’un veya Mordin’in (farklı ırklara mensup uzaylıların) olması da bu durumu değiştiremez. Canlılar, canlı varlıklar ve bireylerin yaşamları birkaç deneyden daha önemli olmak zorundadır.

Etik! Etik! ve yine Etik!

İlk iki oyunda Cerberus’un hedefleri uğruna neler yapabileceğini ve bunun terörizme kadar giden bir yol olduğunu gördük. Buna rağmen Overlord, Cerberus için bambaşka bir sınır çiziyor. Teknolojik zekalar üzerine yapılan araştırmalar, Gavin’in hırsından dolayı ve bir etik kurulundan veya danışmanından uzak olduğu için David’in rızası dışında olan deneylere kadar gidiyor.

Günümüzün araştırma tesislerinde, şirketlerinde ve eğitim kurumlarında etik danışanlarının veya etik kurullarının varlığı çok önemlidir. Yapılan araştırmaların tek bir bakış açısından çıkmasını engeller. Baş araştırmacının veya küçük bir grubun deneyi devam ettirmek ve kullanışlı veriler elde etmek için bazı sınırları geçmesi, o deneyi kabul edilebilir kılmaz. Etik veya ahlak felsefesi, her şeyden önce o araştırmanın herkes tarafından kabul edilebilir kılınmasını sağlar.

Etiğin olmadığı bir araştırmadan çıkan veriler, kimseye yardımcı olamaz. Böylesine bir sınırın bir kez geçilmesi, bundan sonraki zamanlarda aynı sınırın sayısız kere geçilmesine de sebep olacaktır. Bu da birkaç farklı veri ve sonuç için birçok insanın veya ırka mensup canlının yok sayılması demektir.

Etik, birçok insan için tartışmalı bir konu olsa da araştırma ve deney gibi bilimsel konularda bana göre keskin sınırlara sahiptir. Etik, bir canlıya duyulan saygıyı ifade eder ve bunun hiçbir üst amaçla bağlantısı olamaz. Erdemli olmak ve karşındaki kişinin değerinin farkında olmak, bir deneyin başlıca gereksinimlerinden birisi olmalıdır.

Dolayısıyla Overlord, etik ve ahlak felsefesinin korunmasının deneylerden çıkarılması gereken amaçlardan ilkinin olduğunu gösterir.

Bu makaleyi paylaş
By Muratcan Ös Genel Yayın Yönetmeni
Takip et
İsmim Muratcan Ös. MisteRNOOB'da Genel Yayın Yönetmeni ve Indie divizyonunun lideriyim. Üç seneyi aşkın yazarlıkla uğraşıyorum.
Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir