Çeşitli Karakterler, Farklı Diyaloglar ve Ortadaki Gizem! – Saltsea Chronicles İncelemesi

Muratcan Ös
Muratcan Ös - Genel Yayın Yönetmeni
9 Dk Okuma Süresi
Saltsea Chronicles
7.5
Saltsea Chronicles

Özellikle geçtiğimiz senelerle birlikte bilinenden daha farklı bir yolda ilerleyen bağımsız oyunlar çoğaldı. Hikaye ve anlatımın önemi değişmezken oynanış, görsellik veya müzikler anlamında başka yaklaşımlar görebiliyoruz. Bunun yanında elbette anlatılacak derin bir hikayenin oluşu da bu oyunları daha değerli kılıyor.

Bağımsız oyunlara birer sanat eseri gibi yaklaşılması ise benim gibi oyun severleri muhakkak mutlu etmektedir. Nitekim Mutazione ve Sportsfriends ile ödüller kazanmış Die Gute Fabrik’in yeni yapımı Saltsea Chronicles’ı es geçemezdik. Kendisine has sanat anlayışının yanında derinlikli bir hikaye ile basit bir oynanışı birleştiren özelliği, bu oyunu incelememiz için bir sebep vermiş oldu.

Saltsea Chronicles ne anlatıyor?

Saltsea Chronicles, Kaptan Maja ve mürettabatının hikayesini anlatıyor. Bir kamp ateşinin başında Murl, Maja, Stew, Molpe ve Iris ile birlikte oturuyor ve onları tanımaya başlıyoruz. Birbirleriyle güzel geçinen bir ekip var ve bu ekibin her bir üyesinin kişilikleri arasındaki çeşitliliği kolayca yakalayabiliyoruz. Oldukça renkli ve mutlu bir aile tablosu da desek yanlış olmayız.

Ertesi gün ansızın, Maja’nın sırra kadem bastığını görüyor ve asıl hikayenin başladığına tanıklık ediyoruz. Maja, mürettebatını kendi isteğiyle mi terk etti? Hayalleri bu ekibi içermiyor muydu? Diğer taraftan bir kaçırılma senaryosuyla karşı karşıya mıyız? Bunun gibi sorularla birlikte Saltsea Chronicles başlıyor.

Takip edilen hikaye oldukça basit bir girişe sahipken sonuca ne şekilde ulaşacağınız ise sizin seçimlerinizle oluşuyor. Bu noktada oynanış ise karakterler arası diyaloglar ve bunların çeşitliliğiyle seriliyor.

Saltsea Chronicles

Hikaye ve konuşma ağırlıklı bir oynanış

Maja’nın kaybolmasından sonra adadaki yerlilerle konuşmak ve çeşitli ipuçları bulmak için mürettebattan iki kişiyi görevlendirmek gerekiyor. Bu görevlendirmenin, oyunun çeşitliliğinin kilidinin kırıldığı nokta diyebiliriz. Akademik bir kişiliği olan ve olaylara objektif bakan Murl ile insanlarla konuşmakta yetenekli ve bir o kadar da leziz yemekler yapan Stew ile yola çıkabilirsiniz. Bunun dışında birçok yerel dili konuşabilen, teknolojiyle arası iyi bir ada sakini olan Iris ile “Iris’in yanında” (dikkatinizi çekerim ki Murl’ün yanında değil) az ya da çok anne rolünü üstlenen Stew da bir başka seçenek olabilir. Karakterler değiştikçe hikayenin gidişatı da bir o kadar dallanıp budaklanıyor.

Karakterler arasındaki kombinasyonlar, adada bulunan insanlarla ve çevredeki çeşitli objelerle etkileşime geçerken kendisini fark ettiriyor. Murl ve Stew gibi bir kombinasyonla birbirleriyle olan şakalaşmalar ağırlıklıyken Iris ve Stew kombinasyon ise daha ılımlı ve sevecen konuşmalara yol açıyor. Tabii asıl mürettebat dışında adalardan tanıdığımız Neschko, Sanni ve birçok kişi de seçilebiliyor.

Bu konuşmalar, kendi içinde önemli gözükmese bile büyük çerçevede mürettebatın ilişkisini etkileyecek seçimler de barındırıyor. Örneğin Stew’un Murl’ü kuş dışkısına basması durumunda uyarmamasının ardından Murl, seçiminize göre sakin veya sinirli bir cevap verebilir. Bu tür seçimler, karakter kombinasyonlarından çıkan majör dallanmalara ek mürettebatın birbirleri arasındaki ilişkilerini etkiliyor. Dolayısıyla gerginliği tırmandırıp tırmandırmamak sizin elinizde.

Karakterleri seçtikçe issue (sorun, mesele) isimli görevlerle karşılaşacaksınız. Ana mesele elbette Maja’nın başına ne geldiğini öğrenmek iken diyaloglar arasında yaptığınız ve karakterleri etkileyen seçimler başka meseleleri çözebilir veya oluşturabilir. Murl’ün; Iris’in kültürünü, adada yaşayan insanları ve kendi ada memleketini sürekli hor görmesi veya sarkastik bir biçimde dalga geçmesi Murl ile Iris arasında issue oluşturup iki karakteri birbirlerine soğuk edebilir.

saltseac1

Issue’lar dışında Murl’un defterinden bu görevlerin tamamlanıp tamamlanmadığına ve karakterler hakkındaki detaylı bilgilere de bakabiliyoruz. Almanac ise gezdiğimiz yerler veya konuştuğumuz insanlarla alakalı çıkartmaları yapıştırdığımız bir seyir defteri olarak karşımıza çıkıyor. Böylelikle bir oynanışta konuşulan kişiler veya etkileşime girilen objeler buraya yapıştırılıyor ve bir başka oynanışta alınamayan çıkartmalara göre farklı yaklaşımlar belirlenebiliyor.

Karakterler ve diyalogların arasına yedirilmiş seçimlerin yardımıyla hikaye elbette dallanıp budaklanıyor ancak bu oynanışlarda karşıdan gelen cevap aşağı yukarı aynı oluyor. Bu da bize bu oynanışların birbirlerinden aşırı derecede farklı olmadığı izlenimini de uyandırıyor. Evet, karakterler arası ilişkilere farklı boyuttan bakabiliyoruz ve birtakım olayları çeşitli oynanışta görüp diğerlerinde göremiyoruz.

Bu olayların yanında çevrede dikkat edilecek objeler veya Stew-Murl’le anlaşamayan ama Murl-Iris kombinasyonunda daha konuşkan olan ada sakinleri de dahil. Sonuç olarak, çeşitliliğin ve hikayedeki dallanmanın derecesinin de tatmin edebilir durumda olduğunu düşünüyorum. Ancak en azından farklı karakterlerle başlandığında başka karakterlerden gelen cevapların da her oynanışa kıyasla daha keskin olmasını da isterdim.

Keskinliğin olmaması ise belli bir süreden sonra oyuncuya bir dezavantaj olarak yaklaşabilir zira oyuncu, ikinci oynanışında (ya da aynı anda diğer bir kayıt ile oynarken) farklı karakterleri seçtiğinde hikayenin az buçuk nasıl ilerleyeceğini bildiğinden yapımı bir daha bitirmek istemeyebilir. Diyaloglar arasındaki güzel düşünülmüş nüanslar dışında hikaye içerisinde seçimlere bağlı keskin dönüşler olmaması biraz can sıkıcı.

saltseac5

Görsellik hem sade hem de keşif hissini ateşliyor

Risografi tekniğinden ilham almış Saltsea Chronicles, oldukça renkli ve etkileşimli bir dünya da sunuyor. Njarfie Roust’ta başlayan ve tüm de Kelpie’ye uzanan bu yolculukta Tufan sonrası hayatlarını idame ettirmeye çalışan insanları ve adalardaki basit yaşamlarını görüyoruz. Gemiyle birlikte Tufan’ın boş hale getirdiği adaları ve başka lokasyonları da gezip hikayeye devam edebiliyoruz. Farklı adalar, farklı karakterleri ve dolayısıyla daha da derinleşen bir hikayeye bizi götürüyor.

Özellikle adaların canlı oluşunu ve pek çok tarza sahip insanlara ev sahipliği yapmasını beğendim. Böylelikle dolaştığımız yerin de bir düzeni olduğunu gösteriyor. Adaya dışarıdan gelip buranın yerlilerine yardım etmemize rağmen halen daha bizi dışlamaları da atmosferi güçlendiriyor. Elbette ada içerisinde girilecek veya etkileşime girebilecek birçok mekan ve obje var. Bu lokasyonlar arası seyahat birkaç tıklama gibi kolay ve hızlı. Elbette mekanların görselliğinden yararlanma tarafının da biraz yavan kaldığını düşünüyorum.

Çeşitli açık ve koyu renklerin kullanımıyla güzel bir dünya oluşturulduğunu düşünüyorum. Ara sahnelerde çizimlerdeki basitlikler göze çarpsa da oynanış esnasında bu durum pek de rahatsız etmiyor. Buna rağmen böylesine capcanlı tonların kullanıldığı bir dünyayı biraz daha derinlikli ve detaylı görmek de isterdim.

saltseac2

Saltsea Chronicles, anlattığım üzere metinlere dayalı bir oyun olduğundan dolayı diyaloglar hem asıl konuşulanları hem de yüz ifadelerini veya duygu durumlarını da açıklıyor. Bunun yanında çeşitli kısa karakter animasyonları da metinlere eşlik ediyor.

Metinlere dayalı oyunların genel olarak sıkıntısı ise bazı önemsiz konuşmaların (hikayeye pek de bir etkisi bulunmayan) gereğinden uzun tutularak atmosfer için kullanılıyor olmasıdır. Atmosfer daha güçlenir ve gezilen mekanlar anlamlaşır ama ana hikaye de bu derece soluklaşır. Nitekim bu yapımda da böyle bir durum kendisini hissettirmedi. Gereğinden fazla uzun tutulan ve kimi zaman “gereksiz” olarak nitelendirebileceğim konuşmalarla pek de fazla karşılaşmadım.

Oyunun dikkat çekmek istediğim son noktası ise müzikleri oldu. Böylesine sakin bir hikaye anlatımının yanına elbette gayet sade ve duygusal müzikler kullanılabilirdi. IGF adayı besteci ve ses sanatçısı Eli Rainsberry’in oluşturmuş olduğu müzikler ve sesler, Saltsea Chronicles’a çok yakışmış. Dostluk, her şeye rağmen umut etme, yalnızlık, yabancılaşma ve birçok önemli temayı işlerken bütün bunların iyisiyle kötüsüyle birer yolculuk olduğunu hatırlatıyor bu müzikler bize.

Die Gute Fabrik’in geliştirdiği Saltsea Chronicles; PC, PS5 ve Switch için 12 Ekim 2023 tarihinde çıkış yaptı. Okuyacak başka bir inceleme arıyorsanız Flow Studio’nun erken erişime çıkarttığı olduğu açık dünya sandbox Len’s Island’a bakabilirsiniz.

Saltsea Chronicles
Saltsea Chronicles
7.5
İnceleme 7.5
Bu makaleyi paylaş
By Muratcan Ös Genel Yayın Yönetmeni
Takip et
İsmim Muratcan Ös. MisteRNOOB'da Genel Yayın Yönetmeni ve Indie divizyonunun lideriyim. Üç seneyi aşkın yazarlıkla uğraşıyorum.
Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir