İÇERİKLER

Video Oyunları Sanat Kavramının Yeni Misafirleri mi?

Video Oyunları Sanat Kavramının Yeni Misafirleri mi?

Günümüzün ihtiyaçlarından biri olma yolunda hızla ilerleyen oyun oynama ve video oyunları, gerek içerikleriyle gerek vadettikleriyle türlü tartışmalara sebep olmuştur. Bunlardan biri de klasik ama halen daha sıkça tartışılan bir konu olan video oyunlarının sanat olarak kabul edilip edilmemesidir. Video oyunlarının hayatımızda yer almasıyla kimisi onları dijital sanat olarak sınıflandırmış, kimisi ise sanatın kapısından almamıştır.

Sizce video oyunları sanat mıdır?

Video oyunlarının sanat kavramında yerini irdelemeden önce sanatın nasıl bilindiğine bakmamız gerek. Sanat, duygu ve düşünce gibi kavramların anlatımından doğan üstün yaratıcılık olarak bilinmektedir. Haddizatında ortada bir temel taşı vardır ve bu temelden yola çıkılarak ustalık eseri bir bina dikimi olarak da görülebilir. Tarihte birçok kez sanat kavramına ilişkin tanım değişimleri olmuştur. Bu değişimler ise belli olarak resim ve müzik nitelikleri içinde olmuştur. Nitekim belki de değişen günümüz değerlerinde video oyunlarının sanat olarak görülmemesi bu nedenden kaynaklıdır.

Peki insanlar video oyunlarını neden sanat olarak kabul ediyor veya neden onları reddediyor?

Öncelikle bir video oyununun ne amaçla çıktığına bakmalıyız. Biz bugün bir resme veya dansa sanat diyorsak, onların bir çıkar amacı olmamasından ötürü bunu diyoruz. Sanatta bir çıkar amacı yoktur, insan içindir sanat ve insan için olacaktır da. Video oyunları ise bilindiği üzere geniş kitlelere ulaşmak ve para kazandırmak için yapılmaktadır. Barizdir ki Ubisoft’un Watch Dogs Legion oyununu yapması bir sanat eseri ortaya koymasından ziyade “Watch Dogs” markasını devam ettirmesindendir.

Sanat olarak görmeyen insanların bir kalesi budur;

Markalaşma ve finans işin içindedir. Bir diğer düşünce de video oyunlarının tüketilebilmesidir. Bilinen bir film eleştirmeni olan Roger Ebert, video oyunlarının sanat olamayacağını söylemiştir çünkü onlar, “kazanılabilen” birer tüketim malıdır. Oyunları oynar, bitirir ve kenara koyarsınız. Onları tekrar tekrar oynasanız bile bir süre sonra onlardan sıkılacaksınızdır.  Hideo Kojima da oyunların büyük bir kitle için yapıldığını ve artistik süreci merkeze alınmadığını söyleyerek destekler konumdadır.

Bir de madalyonun parlak yüzüne bakalım. Video oyunlarını sanat olarak gören çok kişi vardır. Onlar da tıpkı diğer eserler gibi, video oyunlarının şaşırtabileceği ve heyecanlandırabileceği konusunda duruyorlar. Yani bir oyunu ilk kez oynamaya başladığınızda ortaya çıkan görsellik, ses ve müzikler sizi etkisi altına alıyorsa, o oyun bir sanat eseri olarak görülebilir.

Oyunlar aslında birçok malzemenin bir araya gelmiş ürünleridir; arka planda çalışan satırlarca koddan tutun da hikaye yazarlarına ve karakter tasarlayanlara kadar birçok kişi farklı farklı elementleri bir araya getirir. Sinema filmlerine taş çıkartan senaryolarına bir de göz alıcı grafikler, müzikler ve ortamlar da eklenirse sadece bir mekanı saatlerce izleyebilecek duruma gelir, bir oyunu beş kez bitirmek istersiniz. Video oyunlarının yapılış süreci, çekilen zorluklar da bu sanatı destekler haldedir. Nasıl bazı tabloların hikayeleri vardır, oyunların da hikayeleri vardır. Bu noktada bana soracak olursanız, ben de oyunların bir sanat eseri olduğunu desteklerim.

Her oyun sanat değildir belki ama Journey, Monument Valley, The Unfinished Swan gibi oyunlar bir sanat eseri sayılabilir. Kimi oyun hikayesi ve karakteriyle sanat sayılır, kimi oyun ise görselliği veya müzikleri ile sanat olarak öne çıkar. Yaratcılığın, kararlılık ve artistik efektlerle buluştuğu ve kültürel değişimin öncüsü olan oyunlar bazen kendi kendilerine konuşurlar. Nasıl Damdaki Kemancı’yı dinlerken huzur buluyor veya Çalıkuşu’nu okurken dönem özelliklerini öğreniyor iseniz, Pong’dan buralara kadar gelmiş oyunları da oynarken ayrı heyecan duyuyor, karakterleri tanıyor ve ana hikayeyi takip ediyorsunuz. Belki bunca sözün ardından video oyunlarını formal olmayan sanat olarak tanımlamak iki tarafı da rahatlatacaktır.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu