Phantom Liberty ve 2.1 Güncellemesinden Sonra Cyberpunk 2077’ye Bir Şans Daha Verilir mi?

Cyberpunk 2077'ye Phantom Liberty DLC'si ve 2.1 güncellemesinin ardından bir kez daha dönüyoruz.

Muratcan Ös
Muratcan Ös - Genel Yayın Yönetmeni
7 Dk Okuma Süresi

Cyberpunk 2077 bundan tam üç sene önce çıktığı gibi kaderine terk edilseydi belki de bu denli gelişim ve çaba gösterilen bir yapımla daha karşılaşamayabilirdik. CD Projekt Red’e duyulan hayal kırıklığı ve öfke, artık ilk günkü gibi parlak yanan bir ateş olmaktan çıktı. Bunun yerine oyunun çıkışına dair bir burukluk yaşıyoruz hatırladıkça.

Geliştiricilerin ve yayıncının özenli tutumu bizi, bugünkü Phantom Liberty ve 2.1 güncellemesinin getirildiği yepyeni bir Cyberpunk 2077 ile tanıştırıyor. Özellikle oyunu bitirmiş ama tekrardan oynayıp oynamayacağını düşünenler için bu iki güncelleme, bir geri dönüş sinyali olabilir.

Nitekim Phantom Liberty için biraz geç kalmış olsak da ek paketin yanında hata düzeltmelerine ve çeşitli oyun içi kısımlara odaklanan 2.1 güncellemesinin yaratmış olduğu etkiye bakmak için halen daha geç kalmadık. Dolayısıyla oyunu tekrardan ele almanın bir yararı olacağını düşünüyorum.

Phantom Liberty hakkında konuşalım

Cyberpunk 2077’nin ilk ek paketi olan Phantom Liberty, ana oyundan daha kompakt ve aksiyon dolu bir macera sunuyor. V ile olan ana oyun maceramızda yakınlaştığınız karakterler ve vermiş olduğunuz seçimlere göre bir son sekansı izledikten sonra Phantom Liberty’de tekrardan Relic ve onun dertlerini görmek bir tuhaflık vermiyor değil ama pek de sorun değil bu konu.

V halen daha kafasında Johnny Silverhand ile ikili bir benlik savaşındayken gizemli bir telefon alır ve kendisini ana oyunda kapalı olan Dogtown’da bulur. Corpo savaşlarından dolayı hiçbir zaman bitirilememiş olan bu şehir, eski bir asker olan Kurt Hansen tarafından yönetilmektedir. Gizemli telefonun ardındaki kişi ise hükümet için çalışan bir netrunner olan Songbird’dür. Ancak bunun bir şaka olmadığı ve işlerin daha en baştan sarpa saracağı ise Songbird’ün Johnny’i algılayıp onu engellemesiyle anlaşılır.

Songbird’ün amacı NUSA başkanı Rosalin Myers’ı korumak ve onun arkasından iş çevirenleri bulmaktır. Böylelikle V; kendini gizemli bir netrunner, tekinsiz politikacılar ve bolca tehlike ve entrikanın içerisinde buluverir. Özellikle Corpo başlangıcını seçenler, bu DLC’ye bir kademe daha kendilerini yakın hissedeceklerdir zira V’nin başkanı koruma mücadelesi bir anlama hükümet için çalıştığına da işaret eder ki bu da atmosfer anlamında derin bir ikilem yaratıyor.

dlc

Ana oyunun içerdiği kadar yaptığınız seçimlerle şekillenen duygusal bir hikaye barındıran ve sizi derinden etkileyebilecek bir olay örgüsü de bu eklentinin en büyük artısı olmuş. Kendini tekrar eden görevler dışında oyunda bir gizem bulunuyor ve işin en iyi tarafı ise bu örgüde kimseye tam anlamıyla güvenemiyorsunuz. Dolayısıyla zifiri karanlıkta sağlam bir yol bulmaya çalışırken hikayenin sonraki aşamalarında karşınıza ne çıkacağı da tamamen meçhul oluyor.

Casusluk öyküsü olarak başlayan ve hiçbir zaman tempo ve ton olarak sıkmayan Phantom Liberty, aksiyon anlamında da doluluğunu gösteriyor. Boss savaşları dışında bile normal düşmanlarla olan karşılaşma tam bir mermi yağmuruna dönüyor. Akın akın düşmanlar gelirken birden kendinizi hayatta kalma mücadelesi veren ve anlık olarak “bu kadınlarla neden uğraşıyorum?” diyen V olarak düşünebiliyorsunuz. Oyunun da burada hakkını yememek lazım, özellikle çatışma anlarında ortaya bıraktığı mermi sayısı inanılmaz. CD Projekt Red bile bu noktalarda tam taarruza geçmenizi öneriyor.

Songbird’ün olumlu olarak kattığı özelliklerden birisi de Relic Tree oluyor. Kafamızda bir bedel ödeten Relic, artık açık dünyada Militech veri terminallerinden alabileceğiniz puanlarla kendi yeteneklerine sahip şekilde karşımıza çıkıyor. Ana oyunda karşımıza çıkan Mantis Blades, Gorilla Arms, Monowire ve Projectile Launch gibi çeşitli ve özel silahlar artık pasif kalmıyor ve kendilerine has yeteneklere kavuşuyor. Örneğin ana oyundan favorim olan Mantis Blade, basılı tuttuğunuz halde uzaktaki bir düşmana zıplayan ve onu paramparça eden bir yeteneğe sahip. Böylelikle kombat esnasında daha çevik ve tatminkar sekanslar ortaya çıkıyor.

Cyberpunk 2077 2.1 güncellemesi hakkında hasbihal

cp771

DLC ile birlikte ana oyuna sahip olanlara ücretsiz sunulan 2.1 güncellemesi bir araya geldiğinde oyuna ara vermiş olanlara ilk başta bir afallatma yaşatıyor. Level sınırının 50’den 60’a çıkmasıyla birlikte kazanılacak yeni yetenek puanları ve alınabilecek yepyeni beceriler V’nin emrine amade sunuluyor. Attribute puanlarıyla temel özelliklerimizi yükseltebiliyorduk ama şimdi perk puanlarıyla da çeşitli aktif ve pasif yetenekler açabiliyoruz. Bu yeteneklerin çoğu oynanışa ciddi katkı da sağlıyor.

Bunun dışında açık dünyada rahat rahat gezmek de yok! Yaptığınız bazı yan görev ve gig’lere göre kendinize düşman ettiğiniz gruplar siz sakince dolanırken baskın düzenleyebiliyorlar. DLC’nin ilk görevine doğru giderken iki siyah SUV içerisinde Arasaka’lıların yaptığı baskını hatırlıyorum ve açık konuşayım; bunu hiç beklemiyordum. Birden araba içerisinden beni delik deşik etmeye çalıştılar ama V de bomboş durur mu? Hemen biz de silahımızı çekip karşılık vermeye başladık ve 2.1 güncellemesinin bir başka iyi tarafını görmüş olduk: Araç kombatı. Dolayısıyla dikkatli olun.

Güncellemenin en sevdiğim kısımlarından birisi de romantizm yaşadığınız karakteri- şaka şaka. Elbette, bu güncellemeyle birlikte hangi karakter ile romantik deneyim yaşadıysanız onu eve davet edip saygı çerçevesinde vakit geçirebiliyorsunuz. Ancak gerçekten en sevdiğim kısım ise sibernetiklere bir anlam yüklenmesi olmuş. Eskiden sibernetikler ne koyduğunuzla ilgili pek değişmeksizin genellikle pasif özellikler eklerdi. Şimdi ise eklediğiniz sibernetikleri seviye artırabiliyor ve bunlar ise zırh ve sibernetik kapasitenizi geliştirebiliyor.

Dostlarımız ripperdoc’lara uğrayarak farklı sibernetikler yükletebilir ve hem zırhınızı hem de hack yapma özelliklerinizi geliştirebilirsiniz. Ancak sibernetik kapasiteniz ne kadar yükselirse o kadar bir siberdeli olmaya yaklaşırsınız. Hatta kimi oynanışta Overclock perk’i ile “berserk” moduna girip kafanızda kahkahalarla düşmanlarınızı doğrayabilirsiniz.

cp772

Elbette hikayeyle ilgili pek bir şey söylemem çok zor ama Cyberpunk 2077’den keyif alan ve hikayeye duygusal anlamda az da olsa bağlananların Phantom Liberty’i oynamasını da öneririm. Senaryo, kurgu ve olay örgüsü bakımından distopik bir casus öyküsü bugünlerde aç olduğumu bilmediğim bir ihtiyaçmış. Bunun yanında oyunu bitirip kenara koyanlarında 2.1 güncellemesini denemek adına yarıda bırakılmış gig’leri yapmalarını tavsiye ederim çünkü oyuna gerekli ve kaliteli bir hava değişimi yaratmış.

Son olarak GOG’e Cyberpunk 2077 ve Phantom Liberty’i bir kez daha denememize vesile oldukları için teşekkür ederiz.

Bu makaleyi paylaş
Ad imageAd image
By Muratcan Ös Genel Yayın Yönetmeni
Takip et
İsmim Muratcan Ös. MisteRNOOB'da Genel Yayın Yönetmeni ve Indie divizyonunun lideriyim. Üç seneyi aşkın yazarlıkla uğraşıyorum.
Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ad imageAd image