
Elden Ring 2022 yılındaki çıkışıyla birlikte oyun sektörüne bir bomba gibi düştü. Açık dünya formülüyle birçok oyuncuyu kendine bağladı ve biz oyuncuları bosslarıyla evreniyle resmen mest etti. Rahatlıkla Elden Ring’in bugüne kadar çıkmış en iyi oyunlardan biri olduğunu söyleyebiliriz. 2024 yılındaysa Shadow of the Erdtree ile bana kalırsa oyun dünyasındaki en iyi DLC’lerden birini yayınladılar.
Bunlar üzerine bir anda ELDEN RING NIGHTREIGN isimli online odaklı bir oyun duyurdular. Gördüğümüz fragmandaysa neredeyse tüm her şeyin Elden Ring ile aynı olmasından kaynaklı oyuncularda biraz kötü söylentiler dönmeye başladı. Tüm assetler, animasyonlar, düşmanlar Elden Ring’dekilerle aynıydı, dolayısıyla birçok insan bunun bir ”cash grab” olduğunu düşündü. Peki son yılların favori stüdyolarından biri olan From Software bu sefer nasıl bir işle karşımızdalar?
Klasik incelemelerimde genel olarak hikaye oynanış grafik üzerinden başlık başlık ilerlerim. Elden Ring Nightreign incelemesinde de genel olarak tamamen oynanış üzerinden ilerleyeceğim. “Neleri farklı yapıyor?” “Oynanır mı?” “İçerikler nasıl?” gibi konular üzerinde duracağım.

Elden Ring Nightreign Nedir?
Elden Ring Nightreign temelinde çok bariz bir ”deney” oyunu. From Software bunu sadece bir ”cash grab” gibi değil de farklı bir şey denemek için de yapmış ama üzerine çok düşünmemiş gibi hissettirdi. Çünkü söyleyeceğim eksikler üzerine yoğunlaşsalarmış çok eğlenceli bir yapımla karşı karşıya olabilirdik. Elden Ring Nightreign, battle royale ve roguelite elementlerinin soulslike türünde birleşmiş bir versiyonu diyebiliriz.
Önceki oyundan tanıdık gelecek Roundtable Hold’dan Expedition ismi verilen görevlerden birini seçip Limveld isimli haritada 3 gün boyunca hayatta kalmaya çalışıyorsunuz. Limveld’e ilk girdiğinizde Battle Royale oyunlardan bildiğimiz çember en geniş halinde oluyor ve özgürce Limveld’i gezebiliyorsunuz. Zaman geçtikçe bu çember daralıyor ve o daraldığı yerde o günün boşsuyla karşılaşıyorsunuz. Boss’u yenemezseniz Roundtable Hold’a geri dönüyor, yenerseniz de 2. güne geçiş yapıyorsunuz. 2.gündeyse haritadaki klasik objektiflerin yanında zorlu bosslar diyebileceğiniz ilk günde yer almayan bosslar çıkıyor. Dilerseniz onları öldürüp karakterinizi ekstra geliştirmeye çalışabiliyorsunuz. 2. günü de başarıyla tamamlarsanız bu sefer 3. güne geçiyorsunuz ve Nightlord adı verilen Expedition’ın ana boşsuyla karşılaşıyorsunuz. Bu Nightlord’lardan oyunda sekiz adet var ve sadece bu düşmanlar bu oyuna özel düşmanlar. Diğer günlerde karşılaştığınız bosslar ve normal düşmanlar ya eski oyunlardan ya da Elden Ring’de gördüğümüz düşmanlar.
Karakter Geliştirmek
Bu günler içindeki ana amacınız ise karakterinizi kasabildiğiniz kadar kasmak ki 3.gün geldiğinde Nightlord ile baş edebilesiniz. Düşmanları öldürdükçe bir deneyim kazanıyorsunuz ve o deneyime ulaştığınızda bir grace’de seviyenizi yükseltiyorsunuz. Seviyeniz tamamen otomatik yükseltiliyor, yani hangi puanı hangi yeteneğinize vereceğinize siz değil oyun karar veriyor. Dolayısıyla “karakterimi ben kasıyorum” hissini biraz oyuncudan alıp götüren bir his gibi geliyor bana bu.
Bunun dışında günlerin içerisinde Elden Ring’den bildiğimiz objektifler mevcut. Mesela kiliseye gidip Estus Flask’imizi arttıran materyal toplamak veya etrafta NPC’lerle karşılaşıp onlardan materyal satın alıp silah geliştirmeleri yapmak gibi mekanikler var. Etrafta sandıklar bularak veya güçlü büyük düşmanlar keserek de eşyalar toplayabiliyorsunuz ama bu eşyalar hangi karakter olduğunuza göre düşmekten ziyade tamamen rastgele düşüyor.
Mesela bana bu da çok garip geldi. Ben kocaman canavar gibi tank oynarken neden dagger ve asa düşürüyorsun oyun? Versene bana Greatsword veya Axe ki düşmanlarımı ikiye böleyim? Zaten karakterimi nasıl geliştireceğime karar verememek sıkıntılı ve bir de üstüne üstlük bu tarz eşya sorunlarıyla uğraşmak ekstra başa bela.

Harita
Sürekli aynı haritada olduğunuz için de bir noktadan sonra her şey çok tekrara bağlıyor. Zaten spesifik bir stratejiniz oluyor. Örneğin ben ilk kiliselere gidiyordum Estus’um artsın diye). Shifting Earth mekaniği sayesinde arada harita da değişiyordu. Shifting Earth yaşandığında haritanın bir kısmı değişime uğruyor ve orada daha zorlu mücadeleler veriyorsunuz. O mücadelelerden başarılı bir şekilde çıkarsanız da güzel ekipmanlara sahip olabiliyorsunuz. Mavi veya mor tip eşyalara sahipseniz genelde günlerde daha rahat hareket edebiliyorsunuz. Yine de bu Shifting Earth ne yazık ki oyunun tekrar etmesini engelleyemiyor.
FromSoftware oyunda bu tarz şeylerle o kadar vakit kaybetmek istememiş ki Nightlord’larla dövüştüğünüz arena da hep aynı kalmış. Ben oyunlarda bosslarla savaştığınız bölümlerin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Eğer geliştirici buna özel bir tasarım yapmıyorsa ben de o bossu önemseyemem.
Örneğin Nameless King ile karşılaştığımız alan, Slave Knight Gael ile karşılaştığımız an veya Elden Ring’de Radahn ile yaptığımız boss savaşındaki arena… Bu arenalar üzerinde bu kadar çalışmış olmasalardı hiçbiri bu kadar epik boss dövüşleri olarak öne çıkamazdı. Elden Ring Nightreign’de de bu problemle karşılaşıyoruz bence.
Nightlordlar
Ayrıca Nightlord dövüşlerinin neredeyse hiçbirinden keyif almadığımı rahatlıkla dile getirebilirim. Bu tür soulslike oyunlarda en sevdiğim şey güçlü düşmanlarla bire bir atmak ve bunun getirdiği zorluklardır. O düşmanları kendi başınıza alt etmenin verdiği keyif kadar soulslike oyunlarında başka çok az şey keyif veriyor ama bu oyunda o his eksik bence. Çoğu bossla bire bir atma şansınız yok. Eğer ki insanlarla beraber oynuyorsanız tek düşmana danaya girer gibi girmeniz gerekiyor. Bu normal günlerde keyifliyken Nightlord’larda aşırı keyifsizdi. Çünkü Nightlord’lar aşırı büyük ve çok kaçıyorlar sizden. Büyük bir arenadasınız ve onların bir adımı sizin staminanızın %50’sini götürecek mesafede falan oluyor bazen.
Gidip bir tane vuruyorum, düşman kaçıyor ve uzaklaşıyor. Onun peşinden koşarken bir anda agro değiştiriyor ve aniden hasar yiyorum. Bu tür sıkıntılar yüzünden Nightlord’lardan çok hızlı sıkıldım.
Normal gün bosslarında bazen ikişerli gelen bosslar oluyor. Onların biriyle teke tek atarken diğer arkadaşlarınız ikiye bir şekilde savaşabiliyorlar. Örneğin ben genelde bir bossu kendime çekip bire bir atarken diğer oynadığım insanların ikiye bir savaşmasını sağlıyordum ama Nightlordlarda böyle şeyler imkansız. Yetenekten ziyade şansın ön planda olduğu anları çok yaşadım.

Tek Başına Oynanabilir mi? Meta Progression?
Ortalama bir oyuncuysanız kesinlikle tek başınıza oynayamazsınız. Ekip olarak girdiğinizde birileri bir şeyleri öldürdüğünde size de deneyim puanı geliyor ve bosslarla uğraşmak çok daha kolay olduğundan tek başınıza çok daha hızlı gelişebiliyorsunuz. Tek başınıza oynadığınızda bosslara ayırdığınız vakitler çok daha uzun sürüyor ve daha yavaş gelişiyorsunuz. Dolayısıyla çember siz daha yeterince kasamadan küçülüyor ve birçok zorlukla karşılaşıyorsunuz.
Hadi günleri atlattınız diyelim, Nightlord’lara geldiğinizde oldukça problem yaşayacaksınız çünkü dediğim gibi bazen sizden kaçıyorlar ve sürekli vur-kaç ile dövüşmek zorunda kalıyorsunuz. Çok zor değil ama genelde 2. fazlarında kaçamayacağınız alan saldırıları yaptıklarında çok problem yaşayabilirsiniz. Ayrıyeten co-op oynadığınızda arkadaşlarınız sizi kaldırabiliyor, tek başınıza oynadığınızda böyle şansınız da yok. Dolayısıyla tek başınıza oynayacaksanız oldukça sıkıntılı günler sizi bekliyor olacaktır.
Ek olarak oyunun meta progression hissi yok denecek kadar az. Oyunun roguelite ve battle royale esintileri taşıdığını demiştim. Tam olarak ”esinti” taşıyorlar. Karakterinizi geliştirmek için relicler buluyor veya Roundtable Hold’daki NPC’den satın alıyorsunuz. Genelde Expedition’larda bulduğunuz relicler daha iyi oluyor. Dolayısıyla genelde kullanacaksanız onu kullanıyorsunuz ama onların da getirdiği artılar oldukça az veya çok nadir iyi artı getiren şeyler çıkıyor. Ben mesela ilk 6-7 oynayışımda (dördünde Nightlord’a gitmeme rağmen) bir tane bile işime yarayan relic bulamadım. Dolayısıyla geliştiğinizi hissetmiyorsunuz çok fazla oyunda.
Oyunda geliştiğinizi anladığınız tek yön haritayı yeterince öğrenip buna uygun stratejiler kuruyor olmanız. Çünkü çok acele etmeniz gerekiyor oyunu oynarken. 3 gün toplam 40-50 dakika civarı sürüyor. Dolayısıyla sabrederek oynama kısmını çok gerçekleştiremiyorsunuz. “Hemen kasayım.” veya “Hemen her şeyi toplayayım.” derken çok fazla başarısızlık yaşayabiliyorsunuz. Dolayısıyla düzgün bir plan kurunca geliştiğinizi zannediyorsunuz ama aslında tek yaptığınız oyuna alışmak. Klasik bir souls deneyimi beklememenizi öneriyorum.

Karakterler
Oyunun en beğendiğim kısmı bu diyebilirim. Oyunda oynanabilir 8 karakter var ve hepsi birbirinden bağımsız hissettiriyor. Her karakterin bir pasif ve iki tane de kullanılabilir yeteneği oluyor. Bu yeteneklerle ile plan yapmak ve savaş stratejinizi oluşturmak oyunun en keyifli kısmı diyebilirim. Siz düştüğünde takım arkadaşlarınızın size hasar vererek kaldırması gerekiyor.
Ben Raider, birimiz Ironeye ve bir diğeri de Guardian oynuyordu. Raider’ın ultisi yerden büyük bir kule çıkarması ve bu kuleyle düşmanlara zarar vermesi. Guardian yukarıdan aşağı vuruyor ve Ironeye ise uzaktan delici bir atış atıyor. Nightlord savaşında birbirimizi o kadar güzel kaldırdık ki sanki gerçekten çok uzun süredir beraber oynuyor gibiydik. “Biri düşüyor, Ironeye ulti atıyor ve sonra ikisi düşüyor, ben ulti atıyorum.” gibi anlarla gerçekten strateji oluşturduğumuzu hissettiğim tek an o oldu.
Lakin herkesin aynı karakteri almaya çalıştığı birbirinden bağımsız oynadığı oyunlar da var ne yazık ki. Dolayısıyla nasıl birileriyle oynayacağınızı bilmeden oynamak durumundasınız. Karakterlere geri dönersek her karakterin aslında hikayesi var ve oynadıkça açılıyorlar ama açıkçası ben bunun üzerine ekstra bir çaba sarfetmedim. Genelde Raider oynayarak oyunu bitirmeye odaklandım. Hangi karakterle oynayacağınız tamamen size kalmış. İnsanlardan gördüğüm kadarıyla Büyücü, Raider, Guardian ve Executor en çok tercih edilenler arasında. Oynaması en eğlenceli olanlardan biri Duchess ama kendisi özellikle belirli kısımlarda oldukça güçsüz olabiliyor.
Optimizasyon
Optimizasyon tarafında neredeyse hiç sorun yaşamadım. Limveld çok büyük bir harita olmamasından kaynaklı oyun Elden Ring’e göre daha iyi bir durumda bence. Ne yazık ki FromSoftware bu oyunla beraber bir adım geri atmış durumda. Umalım ki ilerleyen dönemlerde daha iyi işler çıkartırlar.
FromSoftware tarafından geliştirilen ve yayınlanan ELDEN RING NIGHTREIGN, 30 Mayıs 2025 tarihinde çıkış yaptı. Eğer farklı bir inceleme okumak istiyorsanız Onimusha 2: Samurai’s Destiny incelememize göz atabilirsiniz.

