No Rest for the Wicked Erken Erişimde Nasıl Duruyor?

No Rest for the Wicked'a biraz geç de olsa sitemizde yer verelim dedik.

Muratcan Ös
Muratcan Ös - Genel Yayın Yönetmeni
4 Dk Okuma Süresi

Ori and the Blind Forest ve devam oyununu geliştiren Moon Studios, bir sonraki rotayı yeni bir türde olan No Rest for the Wicked’a çevirmiş. Nitekim yapım, Nisan ayında erken erişime de çıktı. Dolayısıyla biraz geç de olsa bunun hakkında konuşalım istedim çünkü bana göre erken erişimde olan bir yapımın ara ara hatırlatılması elzemdir.

ARPG türündeki bir yapım olsa da Diablo havasını alamıyorsunuz ki oyunun DNA’sının Dark Souls’dan esintiler taşıdığını söylesem yanlış bir ifade kullanmış olmam. Hikaye ve oynanış, belki yapımın atmosferinden ötürü biraz duygusuz ve sert duruyor ki bu bazen oyuna olan ilgimi arttırıyor ama bazen de ilk izlenimim olarak kendisinden soğutuyor.

No Rest for the Wicked hakkındaki düşüncelerim

Karakterimizi yarattıktan sonra bir Cerim olarak lanetlenmiş diyarlara bir hastalığı temizlemek için yollanıyoruz. Karakter ekranı elbette kendi içerisinde detay içeriyor ama genel olarak yaratılan yüzler sanat tasarımından dolayı alışılmadık gelebiliyor oyuncuya. Ölü bir mürettebat, parçalanmış bir gemi ve yarım litre su yutmuş yarı baygın biz ise Isola Sacra adasının kıyılarında uyanıyoruz.

Oynanış ise kesinlikle hızlı ve dinamik değil ki Diablo’ya benzememe durumu da burada oluşuyor. Yaptığınız her şeyin ve kazandığınız her eşyanın bir ağırlığı ve arkasında kazanmışlık hissiyatı var. Düşmanlarla savaşırken yapacağınız bir hata o an ölmenize sebep olabilir. Özellikle The Risen isimli düşmanlar karşınıza çıktığınızda Souls yeteneklerinize bel bağlamanız gerekecek. Saldırı yapın veya bloklayın ama gerektiğinde stamina’nızı düşünerek dodge’layın veya doğru zamanda parry yapın. Art arda saldırılar veya dodge’lar da sizi düşmanlar karşısında savunmasız bırakıyor.

norest

Elbette bir ARPG ve souls-like karışımı bir oyundan şikayet etmiyorum ama oyunun atmosferiyle birlikte bu durum içinizin daralmasına sebep olabilir. No Rest for the Wicked, adı üstünde kötülüğü ve laneti barındıran bir yapım olmasından dolayı içinde mutluluk veya işlerin iyi gideceğine dair bir izlenim barındırmıyor.

Düşmanlar zor, karakteriniz manik depresif gibi takılıyor, her işiniz ters gidiyor. Ofiste sıradan bir gün!

Kombat kısmı oturaklı ve ağır olmasının yanında keşif kısmından da memnunum. Özellikle harita, bir labirentten farksız ve çoğu zaman giderken nereye gittiğinizi anlamıyorsunuz. Harita, siz keşfettikçe açılıyor ve gideceğiniz yere kadar türlü şeylerle karşılaşmanız işten değil. Bir şelalenin arkasına meraktan gidip aslında orada bir sandık olduğunu keşfetmeniz veya bir kayanın üstüne “acaba çıkabilir miyim?” diye sorup çıkmaya çalıştığınızda daha farklı bir yola bağlandığını görmeniz de mutluluk verici.

Bunun dışında kaynak yönetimi de önemli. Haritada keşif esnasında ağaçlar ve mineraller gibi kaynak toplanabilen objeler bulunuyor. Gizli yollar, yemek pişirebileceğiniz kamp ateşleri, düşmanlar ve boss’lar ise pastanın kreması oluyor.

Erken erişimde olan bir yapım için çok daha konuşulur elbet ama amacım en azından sitemizde biraz özet gibi anlatmak ve sizlere sunmaktı. Bundan daha detaylı ve aydınlatıcı bir incelemeyi YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz.

ETİKETLER:
Bu makaleyi paylaş
By Muratcan Ös Genel Yayın Yönetmeni
Takip et
İsmim Muratcan Ös. MisteRNOOB'da Genel Yayın Yönetmeni ve Indie divizyonunun lideriyim. Üç seneyi aşkın yazarlıkla uğraşıyorum.
Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir