The Outer Worlds ve Korporatizm’e Bağlı Orta Sınıfın Yokluğu

The Outer Worlds'ün çarpık toplum yapısına ve var olma şansına erişememiş orta sınıfını irdelemeye çalışıyoruz.

Muratcan Ös
Muratcan Ös - Genel Yayın Yönetmeni - Editor-in-chief
13 Dk Okuma Süresi

Obsidian Entertainment’ın geliştirmiş olduğu başarılı yapımlardan birisi olan The Outer Worlds, bildiğiniz üzere yakın zamanda bir seri haline geldi. Hazır bu ikinci oyunun çıkmasına az bir vakit kalmışken kolları sıvayıp bir türlü bitiremediğim bu yapıma tekrar başlamam gerektiğini biliyordum. Sonuçta bu bir devam oyunuydu ve benim de açık kapı bırakmaya niyetim yoktu.

Aralarda hatırladığım noktalar olsa da yapımın tekrardan kendisini oynattırmayı başardığını söyleyebilirim. Bunun dışında gözüme takılan ilginç bir nokta ise The Outer Worlds’un hikayesinden çok arka planında yatıyordu. Oyunun sunduğu atmosferin sarsılmaz bir çerçevesi niteliğinde olan lore ve toplum yapısı, her bir diyalog parçasında ince ince sunularak gösterilen insanların hayatta kalma koşulları.

İktisat okumadım, ekonomiyi araştırmakla alakalı derin bir bağım da yok. Ancak benim gibi kişilerin bile belki ilk göreceği unsur The Outer Worlds’de herhangi bir orta sınıfın var olmamasıdır. Zenginler veya aristokratlara, toplumun en alt tabakasını oluşturan işçilere rastlayabilirsiniz ama orta sınıf dediğimiz bu insan grubuna dair bir iz göremezsiniz.

Starfield ve kuantum mekaniğinden sonra The Outer Worlds’de ise azıcık iktisat ve toplum yapısı irdelemeye çalışacağım.

a

The Outer Worlds’deki toplum yapısına bir giriş

Obsidian Entertainment’ın neredeyse her oyununda yaptığı en iyi işlerden birisi, hikayenin oynandığı sahneyi ve dekorlarını iyi ayarlamaktır. Bu sahne ve dekorlar ise arka planda çoktan gerçekleşmiş olaylarla var olur.

İlerleyen teknolojiyle birlikte uzayda kolonileşmeye başlayan insanoğlu, galakside yer alan diğer gezegenlere yerleşmek ister. Halcyon’daki kolonileşme sürecinin ilk aşamalarında ise Dünya’nın en parlak zihinlerinin bulunduğu Hope isimli bir uzay gemisi yolculuğuna başlar. Bu sürecin bir başka ilklerinden olan Groundbreaker gemisi hedefine ulaşmışken Hope’tan bir daha haber alınamaz ve böylelikle yüzlerce yetenekli kolonist hibernasyon anında gemide tutsak kalır. Hope ise geride kalanlar için bir halk hikayesine dönüşür.

İsimsiz karakterimiz, bir bilim adamı tarafından uyandırılır ve diğerlerini kurtarmak amacıyla bir dizi görevlere zorlanır. Bu görevler esnasında da galaksinin dört bir tarafındaki gezegenlere gitme ve oradaki insanlarla konuşma, onların yaşam standartlarını görme fırsatını elde ederiz. Ancak durumlar, bu yazının konu başlığı içerisinden ele alındığında hiç iç açıcı değildir.

Oyundan önce biraz teorik bilgi

Önceki yazılarımda olduğu gibi konuyu oyunla bağdaştırmadan önce biraz işin teorik bilgisine inmemiz gerekiyor. İktisat okumuşlar veya okuyanlar veya ekonomiyle uğraşanlar elbette daha detaylı ve teknik şekilde yaklaşabilir ancak bizim için burada önemli olan konuyu ana hatlarıyla anlamak.

Orta sınıf, pek genel olmamakla beraber gelirlerinin toplumun geneline yayıldığında orta sıralarına denk gelen insan veya insan topluluklarına deniyor. Ülkeden ülkeye çeşitli farklılıklar gösterdiğinden örneğin Türkiye’de ve Amerika’da bulunan orta sınıfın birbirinden bazı farkları bulunabilir. Genellikle bir kişi işinde eğer kendisine yetecek bir gelir kazanıyorsa, diplomaları varsa, kendi evleri varsa ve emekliliğine dair bir birikim yapabiliyorsa orta sınıfta yer alır. Ülkeye göre bu maddelerden bazıları olmayabilir veya daha pek çok madde eklenebilir. Örneğin OECD’nin 2019’da yayınladığı bir yazıya göre orta sınıf, hanehalkı medyan gelirinin %75 ile %200’ü arasında gelir elde edenleri kapsar.

Dolayısıyla The Outer Worlds’de baz alacağımız orta sınıf kavramı elbette bazılarına yanlış gelebilir ama biz, şu anlık gelir, eğitim, meslek ve yaşam standardı açısından toplumun ortasında yer alan toplumsal tabakayı kastedelim. Yani eğer gördüğümüz bir NPC, çalışan işçilere kıyasla daha iyi giyiniyorsa, bir işte çalışıyorsa ve herhangi bir şekilde daha iyi kazandığı anlaşılıyorsa orta sınıfa giriyor diyebiliriz.

ow

Karl Marx’ın Komünist Manifestosu’nda orta sınıf (middle veya middling class), önce bourgeoise veya burjuvazi olarak adlandırılır. Kapitalist toplumlar geliştikçe bu sınıf ikiye ayrılır ve asıl burjuvazi, aristokrat veya üst sınıfa geçerken orta sınıf ise petite bourgeoisie veya küçük burjuvazi olarak değişir.

Bunun dışında eklemek istediğim bir başka konu da The Outer Worlds’ün kapitalizme kıyasla kapkaranlık bir korporatizm portresi çizdiğidir. İlk bakışta ciddi bir kapitalizm eleştirisi gibi gözükse de The Outer Worlds’de serbest bir piyasa yoktur. Serbest piyasaya atılabilecek küçük kuruluşlar veya startuplara da rastlanmaz. Koloni gezegenlerindeki her bir esnaf, o gezegenin yönetildiği alt şirket ve akabinde Halcyon Holdings veya Board tarafından yönetilir.

Keynesyen ekonomi görüşünden ve Fordist endüstriyel organizasyonlarından bir hayli etkilenen Board, bütün bunların ışığında oldukça zengin bir kesim ve adeta dibe sürtülmüş bir işçi sınıfla toplumunu oluşturmuştur.

Edgewater’dan gelen pis kokular

Karakterimiz, Emerald Vale’deki Edgewater kentine girdiği andan itibaren çürümüş toplum yapısının kokusunu kolayca hisseder. Edgewater, evrendeki kolonilerin güvenliği ile düzenini sağlayan on şirketten birisi olan Universal Defense Logistics’e bağlı Spacer’s Choice tarafından yönetilmektedir. Spacer’s Choice, üretimde minimum harcamayı ve kar maksimizasyonunu hedefleyen bir şirket olarak iş gücünde de eli cimri davranmaktadır.

Halcyon Holdings Corporation veya oyunda Board denilen bu on şirketin oluşturduğu politik ve ekonomik korporatizm, yıkıcı bir kapitalizmin etkisi sonucunda doğal bir şekilde meydana gelmiştir. Monopolleşmiş şirketlerin oluşturduğu bu düzen, Halcyon’daki her bir insanı kendisine mahkum etmiş ve kolonileri hem sosyolojik hem de ekonomik olarak kendi içlerine daha kapanık hale getirmiştir.

Karakterimizin Edgewater’da görmüş olduğu manzara aslında oldukça basit etmenlerden oluşur. Oldukça zor şartlarda yaşayan ve yaşamlarını zar zor idame ettiren kantin işçileri, içinde barmen, papaz, güvenlik ve berberin olduğu işçi sınıfı ve yönetici klasmanında olan tek bir kişi vardır. İlk bakışta yöneticiyi aristokrat, kantin işçilerini çalışan kesim veya alt tabaka olarak ayırırsak geri kalan kısmın orta sınıf olduğunu düşünebiliriz. Ancak bu durum doğru değildir zira kendi toplumumuzda orta sınıf olarak görülen bu kesimin bile kantin işçilerinden farklı olmadığını görüyoruz.

Asıl mesleği operatörlük olan Conrad’ın işsizlikten ötürü berber olarak çalışmaya başlaması ve A Small Grave Matter görevinde kendi mezar ücretini ödeyemediğinden tüm ölüm sonrası haklarından feragat etmesi aslında bu insanların bile işçiler kadar zorluk çektiğini gösteriyor.

Kentteki güvenliklerin kendi aralarındaki konuşmalarında aralarından bazı kişilerin kaçtığını veya intihar ettiğini de duyabiliyoruz. Özellikle alt tabakadan daha iyi bir hayata sahip olduğunu düşündüğümüz bu insanların bile kendisini toplumdan uzaklaştırması orta sınıfın hiç oluşmadığını gösteriyor.

Kantin işçilerine ise apayrı bir parantez açmamız gerekiyor. Onlar, toplumun en alt tabakası olarak orta sınıfın günümüzdeki tanımının aksine bir görünüş sergiliyor. Bildiğimiz işçi sınıfından daha da beter bir durumda olan, dinlenme saatleri olmayan (günde 16 saat çalışan) ve hasta olduklarında direkt olarak ölüme terk edilen insanlardan oluşuyorlar. Baktığımızda kendilerini geçindirebilecek bir işte çalışsalar da bu durum onların orta sınıf olduğuna işaret etmiyor.

Bunun dışında hastalığı geçirecek ilaçlar, hastayı iyileştirmek yerine sağlıklı olanı güçlendirmek için kullanıldığından ilacı almaya müsait varlıklı kesim daha da yükselirken yoksul kesim ise daha da dibe çöküyor. İlaç ve erzak dağıtımındaki bu karar bile iki tabaka arasındaki boşluğun daha da büyümesine ve derinlemesine sebep oluyor.

Edgewater’da yer alan bu safi yoksulluk, Groundbreaker’da yük gemisi mürettebatı veya mağaza esnafları şekilde kendisini gösteriyor. Board’dan bağımsız bir yer olmaya çalışan Groundbreaker, birçok firmanın temsil edildiği mağazalar içeriyor. Bu mağazalardan tüketilebilir eşyalar, silahlar veya zırh alabiliyorsunuz.

Bu mağazalar bazen insan tarafından yönetilse de çoğunlukla otomat olarak karşınıza çıkıyor. İşgücünden daha da çok kısmak için bulunmuş olan bu otomatlar, alışverişi otomatik bir hale getiriyor. Bu da çalışan kesimi daha da kısıtlıyor.

Orta sınıfın yok oluşuna bir başka örnek

The Outer Worlds’de işlenen bu korporatizm, şüphesiz bugün bildiğimiz orta sınıfın oyunda var olmamasına sebep olmuştur. Aslında yaptığımız tanıma giren bu kolonideki insanların hepsi Hope gemisinde tutsak kalmıştır. Tüm o parlak zihinler, doktorlar, mühendisler ve diğer kendi kendine yetebilecek mesleklere sahip olanlar aslında toplumun ihtiyaç duyduğu orta sınıfı oluşturmaktadır. Toplumu kalkındıracak, üretim ve girişimciliği destekleyecek ve Board’un verdiği sosyoekonomik zararları engelleyecek bu orta sınıf, oyunun en başında üst tabaka tarafından saf dışı bırakılmıştır.

Edgewater dışında Board’dan bağımsız bir koloni olarak durmaya çabalayan Groundbreaker da bu orta sınıfın olmayışını net bir şekilde göstermektedir. Edgewater’dan farklı olarak burada daha çeşitli meslek grupları görsek de bunlar da aynı kaderi paylaşmaktadır. Koloninin güvenliğini sağlayan Mardet’ler dışında yük gemisi mürettebatı, kantin işçileri gibi çalıştırılmaktadır. Burada yer alan esnaflar da yaptıkları işin kendilerine olan yetersizliğinden bahsetmektedir.

Örneğin Moon Man veya Martin Callahan, orta sınıf gibi gözüken ama aslında işçi tabakasında yer aldığından ötürü iyi bir örnek oluşturur. Moon Man, her gün uzun saatler boyunca Spacer’s Choice maskotunun kaskıyla tezgah başında durur ve bıkkın sesiyle bir şeyler satmaya çalışır. Kendisinden Moon Man kaskını alıp onunla konuştuğumuzda “Seni de mi yakaladılar?” cevabını verir.

moonman
Kapitalizm ve korporatizme yenik düşen yorgun savaşçı.

Roseway, Monarch, Edgewater, Groundbreaker… Bu kolonilerde her zaman bir yönetici kesim veya burjuva ve orta sınıf olarak gözükmesine rağmen diğer herkesle birlikte anılan işçi sınıfı vardır. Board’un bu korporatizm algısı iki kesim arasındaki gelir farkını oldukça açmış ve toplumları adeta uçurumun kenarında bırakmıştır.

The Outer Worlds 2’ye ve orta sınıfın yokluğuna/varlığına atıflar

The Outer Worlds’de saydığım bu şehirler dışında bir tek Byzantium sadece varlıklı kesime veya burjuvaziye ev sahipliği yapar. İnsanların giyim kuşamı veya diğer kolonilerdeki yaşam koşullarından bir haber olmaları bu iki sınıf arasındaki ayrımın ne kadar kök saldığını da gösterir.

Byzantium’daki binalarda yer alan çatlaklar, aslında Halcyon’da çoktan çatlamış toplumun izleridir. Orta sınıfsız bir toplum, gelir uçurumuna sebep olur ve insanların hem ekonomik hem sosyal olarak kutuplaşmasına sebep olur. Üreten Sömürülen kısım işçi sınıfıyken tüketen ise üst tabaka haline gelir. Dolayısıyla insanoğlunun Dünya’dan uzaya doğru yeni bir hayat kurma umudu, başlamadan bitmektedir. Halcyon’da yer alan insanlar geleceğe dair bir umut taşımıyor. Yukarıya çıkma ihtimali olmadan çalışanlar, kantin işçileri, güvenlikler, esnaflar ve diğer meslek sahipleri kendi gelecek planlarından vazgeçmek zorunda kalıyor.

Daron Acemoğlu, gerçek bir orta sınıf yaratmak için yapılması gerekenin onların insanların birbirinden farklı yeteneklerini artıran bir teknolojiye yatırımda bulunmak olduğunu belirtiyor. Kantin işçilerinin çalışma standartlarının yükseltilmesi ve masraftan kaçınmadan saltuna üretmek, bunu yaparken teknolojiden yararlanmak bir örnek olabilir. Böylelikle alt tabaka da kalkındırılabilir.

The Outer Worlds 2, Halcyon’dan daha izole bir koloni olan Arcadia’ya götürüyor bizleri. Arcadia, bulunduğumuz koloniye kıyasla daha varlıklı ama kural tanımayanların yaşadığı bir yer. Dolayısıyla buradaki toplum yapısı bir hayli farklı olacaktır. Baskı altında parçalanmaya yaklaşan bu kolonide orta sınıfın olup olmadığını hep birlikte göreceğiz.

ETİKETLER:
Bu makaleyi paylaş
Genel Yayın Yönetmeni - Editor-in-chief
Takip
İsmim Muratcan Ös. MisteRNOOB'da Genel Yayın Yönetmeni ve Indie divizyonunun lideriyim. Üç seneyi aşkın yazarlıkla uğraşıyorum.
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir